Saturday, February 18, 2006

Hastayız :(

Bir süredir önce kızım ardından annesi yani ben hastalandığımız için hayat durdu sanki neyse ki Ada kızım iyileşiyor, ben de daha iyiyim. Gene böyle günlerde çalınan ilk kapı annenin kapısı oluyor, iyi ki varlar...

Ada ile ilgili bir kaç şey yazmak istiyorum yoksa unutacağım:

Bir gün yerde oturup onunla oynarken birden saçımdaki tokayı alıp kaçtığını gördüm,
-Aaa tokamı kim aldı, Ada ver tokamı
diye seslenip arkasından koşunca, kahkahalar attığını görünce, biz de bunu oyun haline getirdik. Neyse her aklımıza gelince, daha doğrusu Ada her alıp kaçtığında bu oyunu yapıyorduk ki, dün gece her zamanki gibi tokamı alıyor getirip bana veriyor, bir baktım, bana vermek yerine avucuma koyup geri çekiyor, ikinci bir oyun yapıyor, neredeyse her dakikayı oyuna çevirmekte üstüne yok... Çok eğlendik yine tabiki... (yaa yazınca aynı tadı vermiyoo , nedenki acaba )

Peynirli çubuk kraker favori atıştırmalığımız (zaten şimdilik başka abur cubur  vermiyoruz). Neyse, çubuk kraker ya da elinde her ne varsa, mutlaka bi kendi ısırıyor ,bi de bana ya da babasına veriyor ya da eve gelen herhangi birine... Hatta bazen kendisi lokmayı ikinci kez alınca hatırlayıp ağzından çıkarıp veriyor... Paylaşmayı seviyor benim kızım...

Bu arada hastalandığı için doktora gittik, gerçekten hasta olan Ada hanım, performansından hiç bir şey kaybetmemişti. Doktorun odasındaki her şeyi tek tek inceledi, elledi, gerekenleri ısırdı hasır kutuların kapaklarını açıp içlerini kontrol etti...

Bugün de diş doktoruna gittik, yalnız korkunç bir trafik vardı. Acıbadem- Caddebostan arasını 1.5 saatte aldık, sanırım herkes trafikteydi bugün. Annem arkada Ada ile oturuyor... Pardon oturmuyor, Ada kıpır kıpır, derken sıkılıp ağlıyor, Girne uygun bir yerde sağa çekiyor, Ada hanım direksiyon mahallinde karınını doyuruyor, derken yola çıkılıyor. Ada hanım arka koltukta çantada ne var ne yoksa çıkarıp oynuyor, tekrar enneeeee diye ağlıyor, Girne tekrar sağa çekiyor, şoför mahallinde aynı fotoğraf... Bu böyle bir kaç defa tekrar ediyor... Güleyim mi ağlayayım mı, bilemedim...

No comments: