Wednesday, February 13, 2008

Diyaloglar


Saç

Ada: Annecim bana banyo yaptırdığın için çok teşekkür edeorum.
Girne: Adacım şimdi hazır banyo yapmışken, saçının ucundan biraz kesmeliyim olur mu?
Ada: Neden?
Girne: Çünkü saçın uzasın diye...
Ada: Neden kesmeyince saç uzamaz?
Girne: Eeeeee kem küm ve de hönk!!!
Ada: Bide saç nasıl uzuor?
Ada: Neden uzuor?
Girne: Dumurrr!!!!


Yanak

Ada: Giynecim neden yanaklarımı göremoorum???


Benimsin

Baba, Anne ve Ada yerde oturmuş bir garip oyun oynamaktadırlar,
Ada, önce kalkın beni zıplatın der ve van, tüy, tiriy, sebın diye sayı saymaya başlar :)
Sonra yetinmez; yere oturun çekin beni ikiniz birden, der.

İki hizmetli haşmetmaabın dediğini harfiyyyen yapabilmek için ayağından ve kollarından karga tulumba çekiştirmeye başlarlar, bu arada Öykü Ada şuh kahkahalar atmaktadır, annesine döner "sen benimsin de "
babasına döner "sen de hayır benimsin de" diye emirler yağdırır...

Ardından tekrar annesine ve babasına döner " ver şunu bana de" der, kendisini kastederek,
Allahım nasıl bir sado mazo eğilim diye annesi psikolocinin kulvarlarında gezinmektedir o arada...

Annesi "ver şunu bana" diye canhıraş ve kendini kaptırmış bağırırkene,
Öykü Ada gayet sakin;
-Tamam tamam ikinizinim tamam der.
Anne ve baba birbirlerine bakarlar tabiri caizse salak salak....


Sen Bebek Yapabilir misin?

TV'de bir minik bebek vardır, ablası mama yedirmekte sevmekte onunla oyun oynamaktadır,
Babası Öykü Ada'ya döner ve der ki,
-Sen de gerçek bebek ister misin? Sana da bebek yapalım mı Adacım?
Ada, gözlerini kocaman açmış ve hayretler içinde bakarak sorar:
-Sen bebek yapabilir misinnn???

Sanırım beş dakikada mutfağa ya da yan odaya gidip bez bir bebeğe can vereceğini düşünmektedir, ya da minik sandığımız aklından neler geçmektedir kim bilir...


Soğan

Ada annesine mutfakta yardım etmektedir. Soğan doğramakta olan annesine neden ağladığını sorar.
Annesi de soğanın ağlattığını söyler ve içinden inşallah bilimsel bir açıklama istemez diye dua eder.
Öykü Ada;
Annecim ben sana marketten göz yakmayan soğan alıcam, üzülme der...

Annenin zaten gözlerinin ucunda duran nöbetçi ve özhakiki gerçek gözyaşları salınarak aşağı inerler, yavruum benim diye bir Türk filmi repliğiyle çocuğu adeta boğarcasına sarılır, bağrına basar...

No comments: