Sunday, May 18, 2008

Büyümek...

Her geçen an biraz daha büyümek...
Büyülemek, bir de büyüdüğünü izlerken büyülenmek yani...

" Özgün bir kişiliği oluşsun, sağlıklı düzgün bir insan olsun" a bunca takık bir insan olarak
büyüdüğüne üzülsemmi sevinsem mi bilmiyorum.

Sabahları babası uyurken yatağının başucuna mutlaka kendisinden bir parça koyar Öykü Ada. Bu bir lego olabilir, çizdiği ya da boyadığı bir resim olabilir, bir boya kalemi olabilir, bir çizgi film cd'si olabilir, liste böylece uzar gider.

Evden çıkarken de çoğu kez aynı şeyi yapıyor; yeşil bir boya kalemini ya da bir minik kuklayı babasının eline tutuşturuyor ya da kendi elleriyle çantasına koyuyor.

Oyuncak hamurdan bir tavşanı verdi geçen gün ve ekledi: öğretmenine göstermeyi unutma!

Benim de sunumum vardı, gel beni dinle dedim, tahta arı ile geldi, bana da bir şey ver dedim uğur getirsin hemen uzattı. Arıcık da uğurlu geldi, heyecanlandım ama sunum çok beğenildi... okula gidene kadar avucumda tuttum, sonra çantama koydum beni duyabileceği bir bölmeye tabi ki :)

No comments: