Friday, July 24, 2009

Yeni Bir Hayat

Doğuma günler kala...

Heyecan, merak, kaygı, endişe o kadar çok duyguyu bir arada yaşıyorum ki, günler geçmek bilmiyor. Sürekli Ada'yı düşünüyorum, büyük kızımı ihmal etmemenin, onu kırmamanın yolunu bulabilecek miyim, acaba her şey sağlıkla, mutlulukla sonlanacak mı, karnımdaki miniği düşünüyorum, acaba yetebilecek miyim, her şey yolunda gidecek mi? Ne çok düşünüyorum, neden bu kadar çok düşünüyorum, neden gece kabuslar görüyorum, neden kötü şeyler geliyor aklıma?

Ada doğmadan önce, içimi derin bir sevinç dalgası kaplamıştı, onu hatırlıyorum, dün gibi, tam 4,5 yıl oldu. Heyecanlıydım ama zerre korkmuyordum. Ama şimdi korkuyorum, en çok bu ve kaygı var içimde.

Doğuma 2 kala
...

Olan oldu işte, soğuk yedim içtim ve artık hastayım. Öksürüyorum, boğazım acıyor. 17 temmuz cuma doğum yapacağım ve ben hastayım. Bu durumda nasıl narkoz alacağım? Korkuyorum, Allah'ım yardım et...

Üstüne Ada hanım fenalaştı, tam da 2 gün var doğuma, günlerden çarşamba. Ve acile gidiyoruz, doktoru yoktur Ada'nın keşke o olsa diyorum, bir de bakıyoruz Ada'nın doktoru nöbetçi, eşim espri yapıyor: "Hamilesin diye oluyor içinden geçenler, bak doktorumuz burada rahatla ve iyi şeyler düşün, iyi olsun" Başlıyorum olumlu düşünmeye ama beynim bazen izin verse de içimden karamsar bir dalga bazen yalayıp geçiyor düşüncelerimi, hızla kovuyorum hepsini içimden dışarı...

Doğum sabahı...

İşte büyük gün, ertelemek istiyorum, bugün hiç gelmesin, bebeğimi bir an önce görmek isterken şimdi hep böyle kocaman karnımla yaşamak istiyorum, hem alıştım hem de korkuyorum...

Epidural mi olsam, genel anestezi ile sezeryan mı olsam, günlerdir kafa patlattığım bu soruya, internette okuduğum tüm yorum ve bilgilere, arkadaşlarımın yaşadıklarını anlattıklarına inat kararsızım. Zaten ben hep kararsızım, neden zor karar veriyorum, neyse şimdi iç hesaplaşmanın ve kendimle kavga etmenin sırası değil...


Doğuma girerken

Karar veriyorum, epidural olacağım. Birden tüm cesaret melekleri toplanıp el ele tutuşuyorlar, ben ortalarındayım, güçlerinin hepsini bana veriyorlar. Kendimi hiç bu kadar güçlü hissettiğimi hatırlamıyorum. Anneyim ben çünkü, doğurmak insanı güçlü yapıyor sanki. O ödlek kız şimdi yok görünürlerde. Ohhh diyorum, aslıma döndüm, korkmuyorum ben.


Doğum

Önce iğneler vuruluyor, belden aşağısı uyuşuyor, yavaş yavaş sıcaklık hissediyorum bacaklarımda, ağırlaşıyorlar giderek. Bu iğne acısı hiç de abartılacak bir acı değil, normal iğne acısı işte, bir anlık ve geçici. Ardından operasyon başlıyor, başlamadan tüm dileklerimi, arkadaşlarımın tembihledikleri dilekleri tekrar ediyorum, dualar ediyorum, kabul olsun istiyorum. Çok heyecanlıyım, ameliyathanedeyiz, yapayalnızım. Soğuktan üşüyecek miyim, diye düşünüyordum, hiç üşümüyorum, karnımdaki kızım ısıtıyor içimi, Onu görecek olmanın heyecanı kaplamış benliğimi. Doktorum 10 dakika sonra karnına bastırıcam güçlü bir şekilde, korkma hazırlıklı ol diyor, ve dediğini yapıyor. İçimden bebeğimi çıkarıyor ve aynı anda dünyadaki belki de en güzel seslerden birini duyuyorum, minik kızımın ağlama sesini. Heyecandan, sevinçten ölecek gibiyim, ama o anı sonuna kadar yaşamak istiyorum. Nabzım hızla atıyor ve ben bu sesi duyuyorum ameliyathanedeyiz çünkü. Sonra yanağıma getiriyorlar, kokumu alan miniğim susuyor, inanamıyorum, mucize bu, aşık oluyorum yeniden. O kadar güzel ki, elini öptürüyorlar, nasıl güzel kokuyor, bu an hiç bitmesin istiyorum, hayat bu, nefes almak bu, aşk bu...

Ardından dikiş işlemleri başlıyor, bebeğimi götürüyorlar. Artık hemen bitsin ve kızıma, eşime, anneme, babama, sevdiklerime kavuşmak ve bunları onlarla paylaşmak istiyorum. Acı hissetmiyorum, her şey film gibi, o kadar güzel ki...


Hastane günleri

Narkozun etkisiyle bayılmadan herkese el sallayarak, gülerek çıkıyorum ameliyathaneden, herkes çok mutlu, beni görünce böyle iyi olduğumu görünce şaşkın ve mutlu ifadelerle karşılıyorlar beni. Sonra bebeğim geliyor, bebeğime süt veriyorum, o kadar güzel ki, aşık oluyorum, yeniden hepsini (doğumu) yaşamak istiyorum. O son hamilelik günlerinin ardından, şimdi tekrar en başa dönmek istiyorum.

Hastanede iki gece kaldık ve iki gece de sürekli emmek istiyor bebeğim ve ben hiç uyuyamıyorum neredeyse. İstediği hernan onu emzirmeliyim ki sütüm artsın. Bu arada ameliyatla ilgili her ağrım olduğunda ağrı kesici iğne yapılıyor, çok konforlu bir yöntem bu. Sadece öksürüğüm olduğu için dikiş yerlerim acıyor, boğazım beni çok rahatsız ediyor...

İkinci gün doktorum duş alabileceğimi söyledi, duş alınca çok rahatladım. Gelenler, arkadaşlar, arayanlar, sevincimizi paylaşanlarla hayat daha da güzeldi. Mutluluk bu olsa gerekti, bu güzel anları paylaşabilecek dostların olması, defalarca arayan arkadaşlar, kuzumuzun gelişiyle mutluluğumuza ortak olanlar...

İkinci gece de uykusuz geçti ama şikayetim yoktu doğrusu. Kollarımda minik kuzumla o kadar mutluydum ve sarhoştum ki, şikayet etmek aklıma gelmiyordu.





5 comments:

OiP said...

Tebrikler, tebrikler!!! :D
Ne zamandır okuyamıyorum, yazamıyorum. Bir baktım ki gelmiş bizimki:)
Sağlıkla dünyaya gelmiş, hoş gelmiş minik kızımız. Ablası nasıl da mutludur kim bilir? Şimdi artık birlikte yaşadıkları maceraları, iki kardeşin öyküsünü okuyacağız merakla...
Sağlıkla büyütün inşallah..
Sevgiler, öpücükler...

Girno said...

Çok teşekkür ederim dileklerine oip :) minik burunlu meleğimle çok mutluyum, ablası biran önce büyümesini istiyor sabırsızlanıyor, hemen oyun oynamak istiyormuş... evet bence de hayat artık daha eğlenceli olacak, umuyorum ki, ikisine de yetişebilirim ve Adayı ihmal etmem :)

sevgiler ve öpücükler bizden olsun :)

yasemen said...
This comment has been removed by the author.
yasemen said...

Senin yazdıklarını okumak için nedense önce bir cesaretimi toplamam gerekiyor. Zira ağlaya ağlaya bir acayip hal alıyorum neden bilmem . Belki nasıl büyüdüğümüzü hatırlattığından belki başka sebepten 2 gö< 2 çeşme :)))

Lorin çok mutlu sağlıklı hayırlı ve uzuuun bir ömür sürsün annesi babası ve ablası ve teyzesi ile yaşasın :)

Kedili Cadı said...

Seni benim bloga ekleyene kadar bir türlü girip okuyamıyordum, nedense giriş reddedildi diyordu, o yüzden kaçırdım hep Lorin'in gelişini...

İnşallah sağlıklı, şanslı, uzun olsun ikisinin de ömrü. Ada ne güzel abla olmuş, ne olgun, ne kuzu bir kız, maşallah!

Gözün aydın, geç oldu biraz ama...