Monday, October 12, 2009

Hafta Sonundan Kareler





Ada ile yaşıt bir oğlu olan arkadaşımla sohbet ederken evde çok sıkıldığını söyledi oğlu için. Ben de "neler yaparsınız evde" diye sordum. Birşeyler söyledi ama genelde benim işim oluyor, çocuk da tv ya da pc başında dedi. Park? dedim, "ben sıkılıyorum öyle orda salak salak dikilmekten" dedi. Birden kafama bir balyoz indi, daha önce hiç böyle düşünmediğimi dahası hissetmediğimi anlamamla birlikte! Amiyane tabirle ben hayatımın neredeyse 4-5 yılını salak salak dikilmekle geçirdim, bu kafayla Lorin hanımı da hesaba katarsak bir 5-10 yılım daha parklarda geçecek, salak salak dikilerek. Arkadaşım ekledi, "şöyle kafe mafe gibi bir yer olsa, bir şeyler içecek ya da sohbet edecek birileri o zaman olabilir" diyecek oldu, yanıtlamadım, baktım öyle suratına. Oysa parklar çocukların bence en keyif aldıkları, özgüvenlerinin oluştuğu, koşup oynadığı enerjisini boşalttığı yerlerdir. Ada için park deyince tüm planları değişir, hemen gidelim diye diller dökülür, ben ise salak salak dikilmekle kalmaz onunla kum vs. ile oynarım. Bu kum iyi bir şey insanın tüm enerjisini alıyor valla :o)

Tuana ile haftasonu parktaydı Ada, bir de arkadaş olunca yanında tadından yenmez bu park :o)

6 comments:

Tuana said...

Benim pek candan pek tez canlı arkadaşım.Benim ruhum biraz senden yana biraz o bahsettiğin arkadaşına.ne desem bilmemki sen arada bir parka gittiğinde adayla birlikte tuanayıda al pek mutlu oldu valla.şaka bir yana çocuk doğurmak ve doyurmak yetmiyor.fazlasıyla emek ve gayret gerektiriyor.sen çok başarılısın bu konularda.öptüm

buyulubahce said...

Ben oğlumla parka gitmeye bayılıyorum. Gerçekten, hiç zul gelmedi bana...
Onu öyle oksijenden pembe pembe olmuş yanaklarla gülücük atarak koştururken görünce çooook mutlu oluyorum...
Biz ADa ablayla parka gitmeye varız :)

Sibel said...

Ben de senin gibi, senelerce (minimum 4 sene) işden gelip oğluşu parklara taşıdım Girne.. Ve belki ilk zamanlar o arkadalarıyla oynarken ben bankda kendimi boş hissettim ama bu çocuğuma karşı sorumlulukdu, onun bir ihtiyacıydı ve yapılması gerekiyordu bence.. Hatta yaz aylarında akşam 18-21 arası nerdeyse parkda yaşardık :))
Ama bakıyorumda geriye, park bana da iyi bir arkadaş kazandırdı o günlerde..

Girno said...

Çiğdem, sakinleşmeliyim biraz dimi, tezcanlıyım işte napalım, hemen olsun isterim herşey, aslında bu blog biraz da bunun için var, ayrıntıları yakalamk, hayatı dondurmak için belki...

Girno said...

Sevgili Özlem, ben yeni bir arkadaş edindim diye sevinirken, kızıma da yeni bir park arkadaşı geldiği için nasıl mutlu oldum bilsen, ne şanslıyız, e ozaman bizde varız :)

Girno said...

Sibelcim, zaten birbirimizi anlayabildiğimiz ve paralel düündüğümüz için birbirimizi bulduk sanırım. Ve hayattaki en iyi şey de çocuğunla yaptığın arkadaşlık ve beraber keşfetme zevki değil mi hayatı, herşeyi...