Thursday, October 08, 2009

Okul Fobisi




Öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak ben hiç okul "korkusu, fobisi vs."si yaşamadım. Kardeşlerim de aynı şekilde. Annemin okuluna gide gele okumayı 5,5 yaşında öğrendim. Sonra okumayı bildiğimden, sınav ile direk ikinci sınıfa geçtim. Annem ile aynı okulda olduğumdan, öğretmenlerle yakın ilişkiler kurabilmiş, öğretmenler odası denen, öğrencilerin rahatlıkla giremediği odaya, elimi kolumu sallayarak girebiliyordum. Rahattım yani.

Açıkcası okul sevdiğim bir yerdi benim, ölesiye sevdiğim arkadaşlarım vardı, tuvalete giderken dahi asla ayrılmadığım :) okulun çevresini defalarca tavaf ederdik, istediğim her an annem yanımdaydı, aşıdan korktuğumda anneme sarılarak aşı olurdum, gözyaşlarımı o silerdi, mutluydum, okul bitmesin isterdim. Hala da öyleyim itiraf edeyim :) En sevdiğim ders matematikti, hala da öyle.

Ama gel gör ki, kızım okulu sevmiyor, "ne zaman karşı komşumuz gibi evde oturacağım?" (ev hanımı komşu teyzemize özeniyor), ya da "anneannem gibi emekli olacağım zamanı iple çekiyorum" ya da "okul işleri ne zaman bitecek?" "beni neden anneannem okutmuyor?" diye türlü sorular soruyor, "okulda seni özlüyorum" diyor... Diyor da diyor, beni üzüyor da, üzüyor...


3 comments:

yasemin said...

gözlerim doldu. ada'yı gitgide kendime benzetiyorum. mor takıntısından sonra şimdi bunlar. ben de okuma yazma bilmeyen babaneme özenirdim, onun gibi bi hayatı özlerdim. evde olurdu bütün gün, her sabah bi yere gitmesi gerekmezdi, bize güzel yemekler pişirirdi, bi şeyler örerdi...

Girno said...

çok ilginç Yasemin, gerçekten benzemeniz çok hoşuma gitti. buna kedi sevgisini, özgürlüğüne ve rahatlığıa düşkünlüğünü, kalıplardan hoşlanmadığını da ekleyelim mi? (yazılarından seni tanıdığım kadarıyla)

yasemin said...

harika bi kızın var girne! ehehe :D
hakkaten de bir sürü ortak nokta, oğlumla yok yahu bu kadarı:D