Monday, November 23, 2009

Günlere Dair Küçük Notlar


* Bazen gücümü yitirdiğim oluyor ama miniklerimden güç topluyorum, duvara her tosladığımda Lorin"in kokusunu içime çekiyorum, yeniden enerji doluyorum, güçleniyorum, bu minicik bedenin yaydığı ışıltı gözlerimi kamaştırıyor.

* Lorin hanım insanı şaşırtan bir hızla büyüyor. Ona bakarken, onu severken duygulanıyorum, bazen hiç büyümesin, kollarımdan ayrılmasın istiyorum, annece bir duygusallık işte, zannederim hormonlarım hamilelik, logusalık derken atlatamadılar garipler, her şeyi kendilerine dert eder, ağlama moduna geçer oldular, bu ne ya. Sanırım ben artık sulu gözlülükten kurtulamayacağım, zira içime işledi.

* Lorin baş parmağını sonuna kadar ağzına sokmak suretiyle keyifle emmeye başladı bir süredir. Hiç hazetmediğim emziğe başlamasını bu nedenle istedim ama çok da başarılı olamadım, zira parmağını memeye tercih ediyor minik kuzu... Benim de kafam karışık, o plastik şeyi mi alsın yoksa parmağına devam mı etsin

* Ada okula gitmek istemiyor bazen, ne zaman sevecek okulu merak ediyorum... Okulu sevmemesi beni üzüyor, çünkü gitmek zorunda olduğu bir yerden hoşlanmaması benim onu her sabah götürürmem içimi acıtıyor...

* Çikolata ve maydanoz çok iyi gidiyormuş, geçen gün kurabiye ve poğaça yaparken Ada denedi ve zorla bana da tattırdı, valla fena değil :)

*Eskiden, evime gelip yorganı başıma kadar çekince, kendimi en korunaklı yerde hissederdim, tüm dertler tasalar dışarıda kalırdı, bu çok önceydi, depremden bile önce. Sonra deprem oldu, sonraki her yıl her an olabilir dediler, İstanbul yerle bir olur dediler, her kafadan bir ses çıktı, fay vardı - yoktu, tetikledi, vs.di derken, domuz gribi var artık, üstüne bir de GDO geldi, kaçacak köşe kalmadı. Ne cep telefonu ne de baz istasyonu vardı eskiden, ne de genetiğiyle oynanmış bir yiyecek, çocuklarım adına ve çevre adına çok kaygılanıyorum....

* Bir de her kafadan bir ses, her kafadan başka bir açıklama çıkmıyor mu deliricem, bilim kurulu olmalı bir ülkenin, açıklama yapmalı, aşı olmalı mı, olmamalı mı, neden ben aşının içeriğini öğrenmek zorunda kalayım, ya da hasta olmak pahasına beni korkutan aşıyı yaptırmayı göze alayım, ya da almayayım, off sıkıldım ya.

Hemen konuyu dağıtmalıyım:


Hasta Olacağım

Ada: Anne yarın okula gitmeyebilir myim?
Anne: Neden?
Ada: Hasta olacağım da, sırtım ağrıyacak...


Şişko

Ada: Anne, ben cips yemem ve kola içmem, çok yemek de yemem, hem zararlı hem de göbeğim büyür, şişko ve çirkin olurum


Büyükler

Ada: Öğretmenim, bu pano hep üstümüze düşüyor, büyükler bilmiyor mu? neden sağlam
yapmıyorlar? hiç anlamadım (anaokulu öğretmeni anlattı)


Kardeş

Ada: Anne ben kardeşim olmadan hiiiç yaşayamam


Karınca

Ada: Anne karnıma karıncalar geliyor mu
Anne: Hayır
Ada: Ama çok yemek var oradaaaa (yere kırıntı dökme, karıncalar gelir dediğimden :)


Okulda

Ada: Anne okulda bana Ezgi cırtlak dedi, bir de bir arkadaşım kanka dedi..


Dahil

Ada: Anne oyun oynayalım mı
Anne: Olur Ada
Ada: Anneee sen bir dahilsin


2 comments:

buyulubahce said...

Son cümle beni bitirdi. Gerçekten kardeşini isteme gerekçesi süpermiş...
Şahane bir kzı bu yaaa..

Girno said...

di mi ama uyanık, sıkca söylüyor, Lorin ben senle hep oynarım merak etme :o)