Sunday, February 21, 2010

Kızlarla Hayat

Uzun zaman oldu, YE Tİ ŞE Mİ YO RUUUUUMMMM...

Gerçekten, hayat mı hızlı, ben mi yavaşım bilemiyorum.

Yapmak istediğim o kadar çok şey varken, ben şu an hali hazırda olanlara yetişmekte inanılmaz zorlanıyorum. Blog ihmal etmeyi hiç istemeyeceğim kadar önemli benim için ama o şöyle dursun ben hayatı yakalamakta zrolanıyorum...

Kızların hayatımı renklendirmesini, gelişmelerini, yaşantılarını kaleme almayı çok istediğim halde çok şeyi biriktiriyorum ama yazamıyorum işte fırsat bulup. Bulduğum fırsatlarda da uyuyorum, cidden uyuyorum, uykuya çok ihtiyacım var çünkü :)

Dertleşme faslından sonra gelişmelere geçelim:
Haaa bu arada şubat tatilini gün gün yazdım aslında, fotoğraflarla birleştirip yayınlamaya fırsatım olur olmaz yayınlayacağım.

Ada gerçekten abla kıvamına geldi, kardeşine yemek yedirmek, oyalamak, banyoya yardım etmek, oyuncaklarını paylaşmak, bana istediklerimi getirmek gibi yardımları sayesinde kendimi şanslı hissediyorum. Her ne kadar, geçen gün sanırım isteme olayını abarttım ki, bana şöyle dedi:
-Anne, ben külkedisi miyim? Bütün işleri bana yaptırıyorsun :P

Ada kızım hastalıklardan kurtulamıyor, bu kış hangi çocuğu görsem hasta zaten. Hastalık derken öyle ağır değil şükür ki ama mesela öksürük gibi, burun tıkanıklığı gibi inatçı hastalıklarımız var...

Doğum günü kutlamalarımızı nihayet sonlandırdık, zira tamı tamına 4 adet kutlama yaşadık, evet abartılı ama napalım işte, bayılıyoruz mum üflemeye. Üflerken dileklerimiz:

"İlayda ablam bize gelsin"
"Dünyada hiç hastalık olmasın"
"Lorin çabuk büyüsün"
"Ayağım kaşınmasın"

Nalan teyzem bize gelerek iki gün kaldı, mutluluktan havalara uçtuk.

Lorin artık uzun süreli oturabiliyor ve eline verdiğimiz bir objeyi evirip çevirip inceleyip, ağzına sokmak suretiyle epeyce oyalanıyor ve en sonunda sıkılınca atıyor biz de yenisini veriyoruz, böyle bir yarım saatimiz geçebiliyor :)

No comments: