Monday, May 10, 2010

Geçip Giden Zamanları Bir Yerlerde Bulsam


Geçiyor...

23 nisan törenleri, arkadaş sohbetleri, her duvara toslamamla, artık daha güçlüyüm demelerim, iç sesimin hiç susmadan beni eleştirmesi, büyük kuzumun (ama kuzu o yaa) kendinden büyük lafları, bitmeyen sorgulamaları, akıllı soruları, küçük kuzunun gelmesiyle azalan sabrım, artan kriz anlarımız, hayatım boyunca yapmak istediklerime yaklaştığımı sanmamın yanılsama olup olmadığını düşünmem, küçük kuzumun emeklerkenki sevimliliği, her konuşmamıza verdiği tepkiler, yüzüm gülmediğinde soran ve kaygılı gözlerle bana bakışı, minicik beyniyle aklıyla, yüreğiyle benim için endişelenmesi, güldüğüm anda gözlerinin içinin gülmesi, içimden fışkıran bitmeyen enerjim ve kızlarımla bunun artışı ve hüzün....

Ve hüzün, hayatın getirdiği hüzün işte, iki çocuklu bir ev ne kadar şenlikliyse, ne kadar coşkuluysa, renkliyse, hayatın acımasızlığı, getirdiği hüzün de var işte, bazen yükselip göklere, dağları tepeleri görüp mutluluktan uçuyorum, sonra pat, yere düşüyorum ve gerçeklerle burun burunayım. Acılar, hayattan kayıplar, ya da hastalıklar işte...

Bunları burada yazıp da kimseyi üzmek niyetinde değilim ama içimi dökmenin dayanılmaz dürtüklemesiyle hafiflemek istiyorum bir nebze olsun...

Onun yani dayımın amaaaa kerli ferli değil, benimle aynı yaşta olan dayımın iyileşeceğini biliyorum, umudum, ona yolladığımı sandığım pozitif enerjim bu yönde benim ama boğazıma oturan düğümü atamıyorum, belki de kızlarla rahatça ağlayamadığımdan, belki de kızların beni hayatın en ortasına  hızla çekmelerinden...

No comments: