Thursday, April 28, 2011

Kısa Kısa








23 nisan gösterimiz heyecanlı ve güzel geçti. Ada mutluydu en önemlisi, dansını hala keyifle yapıyor. Küçücük çocuklara zor ve ille de anne babasına şirin göstermek için envayi çeşit gösteri yaptırılmasına karşıyım. Öğretmenimiz de neyse ki keyifli ve çocuklara uygun kolay hareketler yaptırdı. Sonuç: mutluyuz...

Evimizde şenlikli anlar hakim. Lorin tam bir oyuncu. Hem çok espriye açık hem de her anı oyuna çevşrebilme yeteneği olan bir çocuk. Yalnız sinirlenince Ada'nın saçlarını çekmek istemesi ya da hiç görmediği halde vurmak istemesi beni şaşırtıyor. Bu aralar "atlıma bise deldi" (aklıma bir şey geldi) diye koşarak salondan mutfağa gidip su içip gelmesi bizi çok eğlendiriyor. Eğlence demişken, minik koltuğundan yere koyduğu mindere atlayıp "çot elenceli" (çok eğlenceli) demesi, ya da gece yarısı "memmu" emmek isteyince, yatakta yanıma "miyuv miyuv" diye gelmesi gibi...

Ada müthiş bir abla, böyle derken onun ezilmesini asla istemiyorum ama olabildiğince anlayışlı. Zaman zaman çığlığı basmıyor değil ama yine de ablamız gerçekten çok olgun. Geçen gün babasından dondurma istedi, tam evden çıkarken. Babası da beraber gidip alalım sen eve çık ben gideyim dedi. Neyse gidip aldılar, eve geldi yedik beraber. Sonra babası akşam eve dönünce bana ne getirdin dedi, o da " bişe getirmedim ama dondurma aldım ya" deyince Ada şöyle yanıt verdi: " çocuğum ben baba, sence yeter mi?"

Çok kısa süren bir yüzme serüvenimiz oldu, sağolsunlar toplama kampı mantığyla yaklaştıkları için hemen son buldu, ben de biraz erteledim. Neyse yüzme çıkışı Selin'i evine bırakırken bize gelip gelemeyeceğini sordular, annesi izin vermedi. Evin tam önüne geldik, bu iki kafadar plan yapmışlar, plana göre, ayakkabılarını çıkarmışlar, elele tutuşmuşlar ve kapıyı kilitlemişler. Annesi sonıunda pes edip izin verince yaşasıııın kazandık dediler :)

Ada durup durup "dünyadaki en tatlı bebek Lorin değil mi anne?" diye soruyor...

Sabahları Lorin de okula gelmek istiyor. Bir de öğretmencilik oynarken ,"omenit" (öğretmenim) diyor.

No comments: