Sunday, December 23, 2012

İkoncan ;)


Bir çok cumartesi sabahına şanslıysam 7:30 da, şanssızsam ki çoğunlukla böyle 6:30-7:00 sularında çığırılmak suretiyle uyandırılırım. Bu uyanmaları ballı süt içme ritüelimiz takip eder hergün. Bir saat kadar sonra, tost-zeytin-salatalık ya da nutellalı krep ile kahvaltı ederiz. Bazen -ki eğer yine şanslı bir sabaha uyandıysam- bir 15-20 dakika kadar oyuna dalar iki kardeş, fakat bir kavga sonucu yine "anneeeeaaaağğğğ" çığırmasıyla uyanmak zorunda kalırım sabah uykularından.

Yine böyle sıradan bir haftasonu sabahıydı. Başıma dikilen iki kızımın "anneeeeeeaaağğ feneri bana vermiyor" nidalarıyla uyandırıldım. Gözümü açtığımda karşımda duran iki -uyanır uyanmaz kendine gelen ikişerden- toplam dört cin gibi bakan göz ile karşılaşmak yerine, iki gözün üzerindeki siyahlığın güneş gözlüğü olduğunu farketmem biraz uzun sürdü haliyle. Lorin fenerini Ada'ya vermiyordu sorun bu idi. Tez elden sabaha fener arayarak başladım, dakika bir, gol bir. Sütlerin ballarını karıştırıp, servis ederken diğer yandan feneri buldum Ada'ya verdim ve Lorin'e döndüm,
-"Feneri ne yapıyorsun Allahaşkına sabah sabah" dedim,
Yüzüme "ne kadar gereksiz ve yersiz bir soru" der gibi şaşırarak baktı,
-"göremiyorum anne, böyle karanlık oluyor, dedi,
-"e kızım, güneş gözlüğünü çıkart o zaman" dedim,
- " of anne, o zaman da feneri kullanamam" dedi,
noktayı koydu :). O ana kadar olayın ne kadar renkli olduğunu anlamamıştım. Hemen fotoğrafını çektim. Ve işte karşınızda, pijamaları, gözünde güneş gözlükleri, bir elinde feneri, diğer elinde mor kedisi ile Lorin, geleceğin ikoncanı olur mu :) bence olur, Lorin bu belli olmaz :)))