Friday, December 21, 2012

KAR



Kar yağınca içimde mutluluk ve hüzün köşe kapmaca oynar. Aklıma ilk önce Sarıkamış gelir. Çam kokulu sokakların, genlerinde kayak ruhu taşıyan karayağız delikanlılar ve yüzleri anadan doğma yanık ile kar -güneşi- yanığı arasında kızarmış kız çocuklarının, gece saçlı kadınların, çatıların kenarlarından uzun heybetli avizelere benzeyen sarkıt buzların, kozalakların çıtırtısıyla tutuşan sobaların ve üç mevsim yağan diz boyu karların memleketi. Zorlu doğa koşullarına doğmuş olmalarına rağmen, hayata sıkı sıkıya sarılmalarına gıptayla baktığım insanların memleketi.

Anneannemin elleriyle demlediği mis gibi çayın kokusu ve fırına attığı, süzme yoğurt ile servis ettiği caanım Sarıkamış patateslerinin kokusu gelir burnuma her kar yağışında. Yemyeşil bakışları ile çam kokulu elleriyle saçlarımı okşayışı gelir, içim sızlar...

Birkan dayım gelir aklıma, nam-ı diğer Karadam. Karın üzerine şiir yazar gibi kayışı, hayata dair her an yaptığı yepyeni planları ve eğlenceli bakışaçısı ile. Çocukken birlikte saklanıp, kar yediğimiz günler film şeridi gibi akar belleğimden. O'nu kaybetmiş olmanın sızısı ile elinden tüm oyuncakları alınmış bir çocuk gibi yalnız bırakılmış hissederim kendimi, üşürüm.

Sonra evsiz, sıcağa ve şefkate aç insanlar, acımasız doğa karşısında savunmasız hayvanlar ve minik kuşlar gelir aklıma.

Sunay Akın'ın şiiri el eder uzaktan:

"Saçak altına sığınmış
göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de görebilmek
işte sevmek"



Kar taneleri minik dantel parçaları gibi tek tek düşerken, eklemlendiklerinde sihirli bir durum varmış gibi, birleşmenin coşkusuyla pürüzsüz bir örtüye dönüşünce, kainatın mucizelerine hayretle bakarım. Herşeyin üzerini bembeyaz bir örtü gibi saklayıp, belki de aklayıp, paklamasından ziyade, ben bu beyaz yığınların altından, çocukluğumdan beri, her defasında yepyeni büyülü bir şehir çıkacağını düşleyip dururum. Her kar yağdığında camın kenarına geçip hülyalı gözlerle bakarken, beynimin içinde Vivaldi'den Dört Mevsim olanca coşkusuyla bana eşlik ederken, yine aynı hayale dalarken bulurum kendimi...