Tuesday, December 11, 2012

Kentsel Formatlama


Kentsel dönüşüm ile olası bir depremden korunmanın yolları aranırken, varoluşumuzda yarattığı zelzele görmezlikten gelinmektedir.

Kentsel dönüşüm ile varoluşumuz formatlanmakta, kimi zaman gömüldüğümüz, kimi zaman kaçtığımız, kimi zaman biriktirdiğimiz, kimi zaman sığındığımız gündelik yaşamımızın bize özel olan mekanları, soluksuz ama sağlıklı ve hijyenik mekanlara dönüştürülmektedir. 

İhtiyacımız olan şey, sadece fiziki ihtiyaçlarımızın karşılandığı mekanlar değil, varoluşumuzu gerçekleştirebileceğimiz soluklanma mekanlarıdır. 

Kentler yıkılarak yeniden yaratılamaz. Bir canlıyı öldürdükten sonra yeniden diriltemeyeceğiniz gibi bir kenti de formatlayarak yeniden yaratamazsınız. Ancak, sizin eseriniz olan, asla bir kent olmayan fiziki bir mekan yaratabilirsiniz.

Mekan hiçbir zaman fizik mekan olmamıştır. Kentsel mekan da hiçbir zaman fizik mekan olmamıştır. Kentsel mekan, fiziğinin çok ötesinde metafiziği içerir. Kentsel formatlama ile sadece fizik mekanlarımız ortadan kaldırılmıyor, gündelik hayatımızın bütün ayrıntılarının yapışık olduğu, görünmeyen ama biraz dikkatlice baktığımızda neredeyse elle tutabileceğimiz, rasyonelleştiremediğimiz kendimizi bulabileceğimiz metafizik mekanlarımız da ortadan kaldırılmaktadır.
Metafiziğimizin hayat bulduğu mekanlar ortadan kaldırılarak mekan beynimize sıkıştırılmakta, insan mikrobunun giremeyeceği hijyenik yeni mekanlar yaratılmaktadır. Hijyenik, tanımlı, rasyonel yeni mekanlar…

Sürekli bu değil, bu da değil repliği ile formatlanıyor, bir türlü birikemiyoruz.

Bir binaya vurulan her bir darbe, varoluşumuza yapılan  bir darbe, bir binadan alınan her bir kepçe moloz, varoluşumuzdan alınan bir kepçe varlığımızdır.

Kentsel mekanla ilgili değişiklikleri bırakın mekanla ilişkili yaşayanların fikrinin alınmasını aynı zamanda mekanla ilişkili ölülerin de fikrini almak durumundasınız.

Habitatımızın ortadan kaldırılarak, insan mikrobunun giremeyeceği hijyenik yeni mekanlarda var olabilene aşk olsun…