Thursday, January 24, 2013

Felsefe-Diyalog-Çocuk


Socrates, yazmanın zihni tembelleştirdiğini düşündüğü için hayatı boyunca hiçbir şey yazmamıştır. Felsefeyi diyaloglarla yapmıştır. Socrates’in günümüze ulaşan bütün diyaloglarını öğrencisi Platon yazmıştır.
Çocuklar da Socrates’in yöntemini kullanırlar. Çocuklar diyaloglarla, varlık problemiyle uğraşan gerçek filozoflardır. Çocuklar da Socrates’in sorduğu soruları sorarlar ve bitip tükenmek bilmeyen diyaloglarla felsefe yaparlar.
Çocuklar için de Socrates gibi düşünmek ayrı bir eylem değildir. Bir durup da düşünmez onlar. Düşünmek için hayatı dondurmazlar. Hayatı durdurmadan, hayatla birlikte düşünür, hayatı düşündürür, düşünce hayat bulur onlarda.
Bu çocuğun pozitivist bir alana sıkıştırılmadığı bir dönemdir. Çocuk fiziğe sıkışmayarak metafiziği ile birlikte vardır. Çocuk, sizin yapılandırdığınız, kavramsallaştırdığınız, bir kalıba soktuğunuz yapılarınızı havalandırır.

İşte Ada’dan Socratik diyaloglar…
Ada anaokuluna başladığında her gün okuldan almaya gidiyoruz. Bir süre sonra onu her gün bizim almamız dikkatini çeker, zira bütün çocukları her gün aynı insanlar almakta, aynı eve gitmektedirler. Bir gün Ada’yı okuldan aldığımda yolda aramızda şöyle bir diyalog geçer;
Ada: Baba neden bizi bize vermişler?
Ben: Nasıl yani?
Ada: Her gün okuldan beni siz alıyorsunuz, neden bizi bize vermişler?
Ben: Birbirimizi çok sevdiğimiz için Ada.
Ada: Onlar bizim birbirimizi bu kadar çok sevdiğimizi nereden biliyor?
Ben: Bilmem….

Bilginin arkeologlarıdır çocuklar, sonuna kadar sorarlar;
Lorin doğduğunda Ada’ya bir mor bisiklet getirir. Ada bunu duyduğunda sevinç çığlıkları atar diye beklerken aramızda şöyle bir diyalog geçer;
Ben: Ada bak, Lorin sana bu mor bisikleti getirdi.
Ada: Lorin benim mor rengi sevdiğimi nereden biliyordu?
Ben: Lorin annenin karnındayken konuşmalarımızı dinleyebiliyordu ordan biliyordu herhalde.
Ada: İyi de bu rengin mor renk olduğunu nereden biliyordu???
Ben: Onu ben de anlamadım, büyüyünce ona sorarız…

No comments: