Thursday, February 14, 2013

SEVGİLİ



Yola beraber çıktık seninle, uzun zaman oldu. Bir dershane günüydü, sıradan bir gündü. Sınıfa yeni biri gelmişti. Tanışmak için yanına gittim, gidiş o gidiş olacakmış nereden bilebilirdim?

Kitapları birlikte keşfettik, sinemaları, tiyatroları, hele sezonluk bilet aldığımız opera ve baleleri büyük bir ciddiyetle, her hafta sonu görev bilip gittik ve çok eğlendik. Coşkuyla yeni çıkan bir şiir dergisinden şiirleri bağıra çağıra okuduk. En ümitsiz anlarda, yeniden bir çiçek ektik toprağa, sulamaya devam ettik. Belki de İstanbul’un sokaklarını keşfederken, bir gün iki kızımız olacak ve sen harika bir baba olacaksın diye hiç düşünmedik, yarını planlamadık ama biz hep, hem de ilk günden beri bildik, bu yola “beraber” devam edecektik. Sanki hissetmiş gibi, aynı anda aynı rüyayı gördüğümüz gibi, hiç uyanmak istemez gibi, herhangi biri yazmış ya da büyük bir şair yazmış diye diye, kendi şiirlerini bana okuturken, İTÜ bahar şenliklerinde, ada gezilerinde, paylaşılan tatillerde benim aklımda kalan hep ne kadar eğlendiğim ve katılarak güldüğüm oluyor. Yaşadığımız zorluklar, aksilikler, beklentilerimizin boşa çıkmasını hep şimdiki gibi karşılayabilmeyi, kabullenebilmeyi, hatta eğlenceye çevirebilmeyi seninle öğrendim. Hayat aslında yaşadığımız “An”lardan ibaret ve “ANI”dan başka insana kalan bir şey de yok kanımca. Bir insana, bir çocuğa, senin bakışınla, hayata kattıklarınla, beraber büyümemize, kişilik arayışlarımıza, zorluklara beraber göğüs gererken hep coşkuyla, bitmeyen enerjiyle yola devam ettik.

Habip, hayatımızda olduğun için, harika bir baba olabildiğin için, yaratıcılığın, şefkatin, komikliğin, heyecanın, bitmeyen oyun oynama enerjin, hayata hep farklı tarafından baktığın için, filozofik bakış açın için, "baba" olmayı sanata ve gökkuşağının tüm renklerine çevirebildiğin için, entellektüel birikimin için, en sinirli anlarda bile hayatı kolaylaştırıp eğlenceye çevirdiğin için, bana ve kızlarımıza tüm nezaketinle yaklaştığın için, gece çocukların üstünü sayısız kere kontrol ettiğin için, Ada'nın ödevlerini en mühim meseleden bile daha çok önemsediğin için, Ada ve Lorin'e sabah kalktıklarında buldukları senin yazdığın minik notlar için, yaptığın şahane sürprizler için, sevgililer gününde DOĞMAYI sonuna kadar hakkettin :) 

Ben dünyanın kalan tüm sabahlarına seninle uyanmak istiyorum, uyandığımda bana ve kızlara yazdığın notları ve küçük sürprizleri bulmak istiyorum, aslında sadece hayatı tüm renkleri ile yaşamak, mutlu olmak ve hep yanımızda kalmanı, paylaşmanın doruklarına hep seninle ulaşmayı istiyorum, daha da doğrusu, bundan sonra her şeyin tıpkı şu an olduğu gibi sadece “olduğu gibi” devam etmesini istiyorum.
İYİ Kİ DOĞDUN...


10 comments:

gonca keskin said...

Ne kadar şanslısınız her biriniz :)
mutluluğunuz daim olsun Girne'm, eşinin doğumgününü de kutlarım, sevgiler..

Girno said...

Çok teşekkürler Gonca, sen, kızın ve eşin de çok şanslılardansınız bence :) Mutluluğunuz artarak sürsün sizin de canım, yorumların beni mutlu ediyor ayrıca :) eşime de ileteceğim :)

Habip said...

Çok teşekkür ederim Gonca :)

Şamil Aydoğan said...

Maşallah. Girne abla, mutluluğunuz beni de çok mutlu etti. Allah her daim bu şekilde ve daha da çok mutlu etsin sizleri. Habip abi ile henüz tanışmadım ama gıyabında çok sevdim kendisini. Selamlar, sevgiler..

Habip said...

Çok teşekkür ederim Şamil, en kısa zamanda tanışmak üzere :)

Girno said...

Şamilcim, ne kadar güzel yazdıkların, ben de mutlu oldum. Mutluluk bulaşıcı zaten :) Tanışmak için bir gün bekleriz o halde bir gün :) Selamlar, sevgiler...

GkdemirSevil said...

Güzellikler peşinizde,elleriniz birbirinizde nice huzurlu yıllarınız olsun...

Girno said...

Teşekkür ederim teyzecim, hep birlikte, uzun, mutlu yıllara :)

jaleceanne said...

Canım mutluluğunuz hep sürsün. Kızlarınız da aynı mutluluğu devam ettirsin inşallah.

Girno said...

Çok teşekkür ederim canım :) Hepimiz bu güzel dileklerinden nasiplenelim ;) Siz de öyle...