Thursday, March 07, 2013

Canım İsterse...


Abla

Ada'nın hiç ayrılmadığı bir "Maviş" ismini verdiği ayıcığı, Lorin'in de biri mor iki "Kediş" ismini verdiği kedisi vardır. Nereye gitsek yanımızda gelirler ve Ada eğer okul çıkışı bir yerlere gidilecekse, Maviş ayıcığı almazsak kıyameti koparır.
Tam da dün Ada'yı okuldan almaya giderken (çıkışta bir yere gidecektik) Maviş ayıcığı almayı unuttuk.
Ben unuttuğumuzu bile unutmuşken, Lorin birden:
"Eyvah! anne, maviş ayıcığı unuttuk" der,
Ben " Ne yapsak acaba Lorin?" deyince,
Lorin, "Geri dönüp alalım" der,
Ben ise yolu çoktan yarıladığımız için, dönemeyeceğimizi söylerim.
Bunun üzerine Lorin, hiç hatırlatmayalım anne", der,
ve ekler, "eğer hatırlarsa, ben abla derim sorunu hemen çözeriz, o benim abla dememe dayanamaz, en azından denemiş oluruz"

Maviş ve Ada

Canım İsterse...

Bağırmakta, yüksek sesle konuşmakta olan Lorin ile aramızdaki diyalog:

Ben: Lorin sessiz ol, baba uyuyor.
Lorin: Ben daha küçük bir çocuğum unuttun mu?
Ben: Nasıl yani?
Lorin: Çocuklar "sessiz ol" deyince, sessiz olmazlar, canları isteyince sessiz olurlar. Şu anda da benim canım istemiyor mesela!



No comments: