Monday, April 08, 2013

Haftasonundan Kareler...

"Anne lütfen İpek bize gelsin miii?" diye başlayan nakaratlardan, başımın etini yemelerden sonra, tanımadığım halde İpek'in annesini aradım, e tanışmış da olduk, fena mı? Telefondaki ses, gayet kibar ve canayakındı. İpek'in annesi de izin verince, "-bir cuma- okul çıkışı, arkadaşın bize gelebilir" dedim Ada'ya. Ve cuma günü Ada'yı okuldan almak üzere arabada beklerken, yanında İpek ile çıkageldi. İki kafadar bu cuma olduğunu sanmışlar, ya da öyle istedikleri için emrivaki yaptılar. Olsun, gün eğlenceli geçeceğe benziyordu. Hemen İpek'in annesini aradım, o da izin verince, soluğu bizim evde aldık. Sonrası malum, üç kızım ile gayet keyifli, dağınık ve eğlenceli bir gün yaşadık.





Ertesi gün, diğer sınıf arkadaşımız, tatlı kuzu Öykü'nün 8. yaşını kutladığı doğum günüydü. Ada'nın sınıf arkadaşları ve onların anneleri ile keyifli bir gün daha yaşadık. Öykü'nün annesinin aldığı kil hamurları çocukların verimli ve sakin zaman geçirmelerini sağladı. Bu sakinlik yerini az sonra bilimum koşturmacalı oyunlara bıraktı. Çocuklar keyifle oyuna dalınca, uzun, tadı damağımda kalan lezzetli sohbetler edebildik biz anneler de.




Pazar gününe ise her zamanki gibi, henüz kargalar uyanmamışken, saat 6:30- 7:00 dolaylarında uykuya hasret, zavallı bir anne olarak başladım. Zaten bu kış bir türlü bitmeyen boğaz ağrısı da yakama yapışmıştı, tam oldu. Hala da yutkunurken canım acıyor. Beni "beraber bir şeyler yapmaya oldukça aç" piranalar gibi bekleyen iki kızım ile, ısındığında kabaran, kardeşim Burak'ın aldığı ismi de kendi gibi eğlenceli "puf" boyalarla sanat eseri yaparak, araya kahvaltıyı sıkıştırarak güne devam ettik. Ardından da ödevler, oyunlar derken ben yoruldum, kızlar beraber oynamaya başladılar bu kez. Dinlenmeye fırsatım oldu, çok şükür ki :)








No comments: