Sunday, April 21, 2013

PARRHESIA


Foucault, Hakikati Söyleme kitabında Antik Yunan metinlerinde Parrhesia (hakikati söyleme) ve parrhesiastes'in (hakikat söyleyicisinin) izini sürer.

Foucault, hakikati söylemek için öncelikle bir parrhesia hakkının olması yani hakikati söyleme özgürlüğünün olması gerektiğini söyler. Ayrıca hakikati söyleyenin (Parrhesiastes) kendisinin üstündeki birine risk alarak hakikati söylemesi gerekir. Bir başka deyişle Parrhesiaster eleştirel olmak ve olası kötü sonuçlara katlanmayı göze almak durumundadır.

Çocuklar tam birer Parrhesiastes'tir. Kendilerinden büyük olan bizim iktidarımıza karşı risk alarak hakikati söylerler, oldukça eleştirel ve cesurdurlar. Onları, parrhesia (hakikati söyleme) hakkından mahrum ettiğimizde sadece biz hakikatten habersiz olarak yola devam ederiz, çocuklar hakikatle yola eder.

Parrhesiastes, retorik kullanmadan apaçık söyler hakikati. Çocuk da retorik kullanmadan hakikati söyler çünkü çocuğun dilinde retorik yoktur. Apaçık ve yalındır çocuğun dili.

Parrhesiastes


Heidegger'e göre "dil, varlığın evi"dir. Varlık dilde hayat bulur, insan, diliyle varlığı varlığa getirir. Var olan şey vardır, oradadır ancak bizim onu varlığa getirmemizi beklemektedir. Varlık, bizimle varolur, hayata karışır, anlam kazanır. Farkındalığı arttırmak bir bakıma varlığa dikkat çekmektir, var olanı fark etmek, hayata sokmaktır.

Çocuğun da dilinde varlık hayat bulur. Çocukların bizim gibi sınırlı, yapılandırılmış bir alana sıkıştırmadığı alabildiğine geniş bir kavrama dili vardır. Çocuk, hiç bilmediği dünya ile bu geniş kavrayış ve yapılı olmayan dille ilişkiye geçer, dünyayı kurar, varlığa getirir, yeniden varlığa getirir, yeniden varlığa getirir...

Çocuğun dili ile dünya dile gelir, bu dille dünya çocuğun dili olur.

Çocuk, çok az sesle, kelime parçacıkları ile çoğu zaman bizim binlerce kelime ile anlatamadığımız hakikatleri anlatırlar. Kelimelerimiz arttıkça dünyayı kendisinden değil , dünyayı sıkıştırdığımız kelimelerden baktığımız için hakikat alanımız daralmaktadır. "Hakikat Oyunları" ile "Özne"leştirildiğimiz dar pencereden sızan loş ışıkla hakikati yakalamakta zorlanıyoruz.

Lorin'in bir çırpıda önüme koyuverdiği hakikati ben, onca kelime hazineme rağmen saatlerce anlatsam yakalayamıyorum. Bunu başarabilmem için kelimelerle dilimle dondurmuş olduğum hakikati dilimden kurtarmam gerekecektir. Hakikat oyunları ile kurulmuş olan öznelliğimden sıyrılmam gerekecektir.

Çocuk her zaman hakikati söyler. Çocuğun dili, hakikat dilidir. Çocuktan alıp haberi yeniden hakikat oyunlarına sokarak dondurmadığımız günlere...






No comments: