Saturday, May 04, 2013

Çocuktan Al Yaşam Dersini


Lorin ve Ada içeride oynuyorlar, mutfaktayım ben... Ara ara çok güzel oynuyorlarken, ara ara bilmem kaçıncı kavgalarını ediyorlar. Kardeş olmanın gereği de bu olsa gerek! Biz de yaşamadık mı diye iç geçiriyorum, az sonra sesler yükseliyor. Ben kulak kabartmış içeriyi dinliyorum pür dikkat! Bir süre müdahale etmeyecek eğer işler sarpa sararsa gidip araya gireceğim. Ama birden o cümleyi duyuyorum:

Lorin: "Ada, seni mahvederim!!!" (kafa tutan bir ses tonu ile)
Ada: "Edemezsin!"
Lorin: "Ederim"
Ada: "Edemezsin!"
Lorin: "Ederim"
Ada: "Edemezsin dedim, ben senden büyüğüm!" (buyurgan bir ses tonu ile)
Lorin: "Tamam edemem ama DENERİM!"

Seni mahvedemem, ama denerim...

Kişisel menkıbesini bulan Simyacı gibiyim. Beynimde bir ışık yanıyor. İçimdeki buluta kelimeler üşüşüyor. Bu çocuk hayatı da, anlamını da çözmüş. Anahtarını bulmuş, dünya denen, canhıraş çaba ile hayatta kalmaya çalıştığımız gezegenin! Üstüne üstlük, bana da ders verecek bir MBA hocası kılığında, 4 yaşında bir ufaklık!

Hani dersin ya bazen, "Amaaaaan canım, sadece benim söylemem ile değişir mi düzen?" ya da "Benim tepkim yeter mi ki, yerinden oynatır mı ki koca taşları?" veya "Bir benim imzam mı değiştirecek olayın boyutunu?" dersin ve kılını dahi kıpırdatmayacak bahaneleri sıralarsın ya hani. Öyle değil işte! Denemelisin, kendine saygın için, insanlığa saygın için, "ne olursa olsun çabaladım" demek için, üstüne düşeni yapabilmek için ve belki bir gün bu insanlara ihtiyacın olabileceğini düşündüğün için, vicdanen kendinle başbaşa kaldığında rahat nefes alabilmek için, ya da sadece insan olarak varolabilmenin dayanılmaz hafifliğini hissedebilmek için...



Bir bilgine soruyorlar, "Bu adam hasta olduğu için mi öldü?"
Bilgin, "hayır" diyor, "doğduğu için öldü" ve devam ediyor;
"Her doğum bir ölümdür aslında ve her doğan bir gün öleceği gerçeğiyle dünyaya gelir"

Evet bunu bilmemize rağmen yaşıyoruz, buna rağmen çabalıyoruz. Bütün bunları bilmemize rağmen, mücadele ediyoruz, kavga ediyoruz, aşık oluyoruz, küsüyoruz, barışıyoruz, kırılıyoruz, "artık asla şaşırtmaz beni hayat" deyip yine de şaşırıyoruz... İşte bu nedenledir ki, çabalarımızın hiçbiri boş değil, çabalarımızın hepsi "insan" olabilmenin en önemli erdemi. Kendimizi daha "insan" hissetmek için, haklarımız için, herşey için her zaman mücadele etmeye değer. İşte bu nedenle, bir imza da benden olsun!

No comments: