Sunday, May 12, 2013

"Ne Çektin Be" ANNE- 2


Sabah uykularına hasret kaldın be yavrum! Daha kargalar uyanmadan, uyanan çocukların oldu da ne oldu? Sen de sabahın bir körü onlarla uyanıp, bilimum çizgifilmleri izlemedin mi? Hayır izleme demiyorum, izledin de ne oldu diyorum? İki çocukla hayat Pepee'deki gibi pedagojik formatta geçmiyor be yavrum. Hayır izleme demiyorum, izledin de depresif moda geçmekten, sinir olmaktan başka eline ne geçti diyorum. Düzgün davranacam, doğru rol-model olacam diye, göbeğin çatlamadı mı be yavrum. Ne didindin be, ne çektin be! Sana da yazııııkkk...

"Yemez bu çocuk teyzesi verme sen" dedikçe, seni yalancı çıkarırcasına köfteleri yuvarlayınca, alı al, moru mor olmadın mı? E napacan, "ehehehe" diye gülüp geçmeyecen de napacan? Sineye çekecen, napacan mecbuuuuur!

Bir cumartesi sabahı uyandığında bir de baktın, küçük kızın incecik kaçmamış tek çorabını giymiş de tüm merdiveni üst kata kadar stickerlarla doldurmuş gördün. Sen ne yaptın, elemini kederini içine attın. Başına huniyi takıp, yolumu kolay bulurum demedin mi be yavrum. E ama sana da yazzzııkkk, e napacan, katlanmayıp napacan, ne didindin be yavrum, kendinle ne cebelleştin, ne çektin be yavrum!

Büyük kızın, parça pinçik kağıtları kesip yerlere halı gibi kaplayınca sen ne yaptın, el kasları gelişir, yaratıcılığı tavan yapar demedin mi, yutkunmadın mı beeeyle derinden, akıt elemini kederini be yavrum. Ne çektin be! Hayır ağlama demiyorum, ağlasan ne olur diyorum be çocum.

Sen ona mutlu olsun deyyu pudingler yaptın da,o naaa'ptı yavrum. "Annecim sen de güzel kokuyorsun ama, puding senden daha güzel kokuyor" demedi mi? Sen de vay edepsiz diyeceğine, "aman da kızım ne güzel tasvirler yaparmış" demedin mi? Ama sana da yazıııık, hayır kız demiyorum, kızsan ne olur diyorum, ne çektin be!

Sabah daha gözünü açmadan, "ver şu feneri bana" kavgasıyla uyanmadın mı? Güneş gözlüğünü takan, elindeki  feneri gözüne gözüne tutan  ikoncan kızın ve feneri çekiştiren ablası ile sabaha "merhaba"yı çakmadın mı? Sen kızına, "feneri neden yakıyorsun?" dedin de, o "göremiyorum" demedi mi, sen de "e o zaman gözlüğünü çıkar" deyince de, o zaman feneri kullanamam" demedi mi? Sen de saf saf yüzüne bakmadın mı? E ama sana da yaazıııık, sen de insansın, sen de uyumalısın... Ne çektin be şu uykusuzluktan, ne çektin be!

Buzluğa elini atıp, kıymayı alıverem de çözülsün deyince sen, onun yerine itinayla rendelenmiş ve deney olsun diye, birleşecek mi diye icatlar çıkaran büyük kızının bir kavanoz silgi tozu rendesiyle karşılaşınca dumur olmadın mı? Ne çektin be bu çocuğun deneylerinden, ne didindin be zihni sinir icatlarına zemin hazırlayayım da yaratıcı olsun diye ne didindin be yavrum!

Bir başka gün, arkadaşlarımla kahvaltı yapacağım diye kızlarını annene bırakıp, felekten bir sabah çalayım dedin de ne oldu? İç ses hazretleri seni yalnız bıraktı mı, haaayııırrrr bırakmadı. Yapma, gitme demiyorum, sen de insansın, senin de ihtiyacın var, ama gidince burnundan gelecek diyorum. Ne didindin be yavrum, ne çektin be!


Ne Çektin Be Anne -1- için tık tık

Ne Çektin Be Baba

No comments: