Thursday, May 30, 2013

Sosyal Alemi "ANNE"ler Basmış



Yıl 2004... Ada'ya hamileyim. Daha önce ne bir hamile görmüşlüğüm var yakından, ne de herhangi bir bilgim. Nedir, ne değildir bilmiyorum. Hamile olduğumu öğrenir öğrenmez de tam bir şok hali yaşıyor ve hemen duygularımı yazmaya başlıyorum. İşte bu yazı. Bu yazı herşeyin başlangıcı yani. Yazıyı okuyan kardeşim Burak, teknoloji ile arası iyidir, hemen BLOG tutmamı öneriyor, yazmayı çok sevdiğimi de bildiğinden. Bana bir adres açıyor. Ben hamilelik günlüğü tutmaya başlıyorum. Ve bebek sitelerinde, doğum ile ilgili her bilgiyi okumaya, başlıyorum. Bu arada forumlara katılıp, orada tadı damağımda kalan, halen sürdürdüğüm anne dostlarım oluyor. Ada doğuyor, birlikte büyütüyoruz adeta. Aynı ay doğan anneler bir sayfa açıyor, her bir gelişmeyi takip edip, çocuklarımızla ilgili ortak her şeyi paylaşıyor, araştırıyor, okuyoruz.

Sonra 4 yıl sonra, ikinci kızım geliyor, o gelene kadar kimi zaman az, kimi zaman çok yazıyorum. Derken blogger arkadaşlar ediniyorum. Gerçekten ilginç bir alem, sizin gibileri yani hayata aynı pencereden bakabildiğiniz kişileri bir şekilde buluyorsunuz. Sanal ortam hiç de yalan değil ve bir şekilde herkes kendini yansıtıyor işte. Bu da ayrı bir post konusu olur şüphesiz. Derken, ikinci çocuk ile hayat beni zorluyor, yardımcım falan da yok. Herşeye kendim koşmaya çalışıyorum, bir yandan da doktora derslerim var hamileyken falan derken yazamıyorum, blogu bir süre kapalı tutuyorum. Sonra ikinci kızım da büyüyor, ben de önlenemez bir yazma isteği ve sahalara geri dönüyorum. Nicedir twitter ile göz kırpsak da birbirimize, çocuklar, tez, hayat, facebook bir de blog yetişemem diyorum. ama daha fazla kalamıyorum, twitter'a da giriyorum.

Bir bakıyorum ki, başında ya da sonunda ANNE olan bir sürü insan var, tıpkı bu blogun adı gibi. Kimi girişimci, kimi projeler üretiyor, kimi kitap yazıyor, kimi gazetede köşe yazıyor, kimi sadece blog yazıyor, kimi çok harika yazıyor, kimi anneleri aynı çatı altında topluyor, kimi seminerlere öncülük ediyor  ve bir şekilde anneler gündem belirliyor, başka annelere yön veriyor. Ve belki de açılmayan kapıları bloglar açıyor. Bir gün sesini duyurmak isteyen bir anneye açılıyor kollar, kimi zaman aynı gün (ben kaçırmışım) otizm farkındalığı için aynı anda yazılar yazılıyor. Oturduğu yerden enerjisini içinde tutamayan anneler ticarete atılıyor. Hissedilir bir biçimde varlar, ve VARLIKları ile gündem belirliyorlar. Müthiş bir anneliğin gücü ve kokusu bütün sosyal alemi sarıyor. Hatta o kadar sarıyor ki, ilk kez bir şeylerin değişebileceğine yürekten inanıyorum. Anneler arttıkça, sesleri duyuldukça daha da güzelleşecek hayat.

Anne neden bu kadar güçlü peki? Çok basit! Sadece çocuğuna duyduğu sonsuz sevgiden bence. Koşulsuz, karşılıksız, tertemiz, akça pakça duygulardan işte. Kendimden yola çıkarsam,  çocuklarımı düşündüğümde onlardan bahsettiğimde çoğu kez nefesim daralıyor, içim içime sığmıyor. Hayatın getirilerine ki bunlar güzel olduğu gibi acılar, haksızlıklar da olabiliyor bazen. Nefes alma duraklarım, dayanaklarım oluyor çocuklarım çoğu kez. Hayata beni bağlayan ipler, birden bir sihirle halata dönüşüyor. Ve bunun yanında anlıyorum ki ben, üretkenliğini de artırıyor ANNE olmak bir kadının. Daha çok şeye, daha çok büyük bir enerji ile yetişiyor. Tıpkı Victor Hugo'nun çok sevdiğim lafı gibi:

"Kadınlar zayıftır, anneler güçlü."



ANNE YEMİNİ yazısı için tık tık


BAŞKA BİR BOYUT ANNELİK yazısı için tık tık...

Sosyal Alem Raconu ya da Facebook Adabı için tık tık

2 comments:

Unknown said...

Yüreğine sağlık! O kadar güzel yazmışsınki

Girno said...

Duygucum, yorumların beni çok mutlu ediyor, teşekkür ederim :)