Monday, July 22, 2013

Faaliyet, Faaliyet, Faaliyet


Tıpkı laminasyon cihazı gibi, binbir hayal kurarak bileklik yapma makinesi almıştım Tchibodan. Üstelik iki arkadaşımın kızına da doğum günü hediyesi olarak almıştım. Kimbilir kızlarla yaparken nasıl da eğlenecektik, ama olmadı. Ne Ada'nın ne de Lorin'in yaşına uygun değildi. Biraz hayal kırıklığı eşliğinde, renkli boncuklarla oynayarak, faslı kapattık. Ada yapamadığı için kızdı ama Lorin çok da umursamadı neyse ki...





Biz yapacak birşeyler ararken, Özge ve Emre ikilisi geldiler. Evde bir bayram havası esti. Ben de derin bir oh çektim. Özge bileklik yapma işine biraz merak sarınca, daha sonra ikimiz yaparız diye ortadan kaldırdım. Emre ile oyunlar oynadıktan sonra çocukları terasa çıkardık. Zaten teras olmasa ne yapardık bilmem.  Emre için tehlikeli olur diye yarı olimpik yüzme havuzumuza sokmadık ama dışarıda suyla oynarken bile kendinden geçti...





Ada, çok sevdiği Elif ablasıyla salata yapıp bulaşık yıkadı.


Lorin ve ben ahşap puzzle ile hayvan şekilleri yapmayı çok seviyoruz.



Monopoly oynadık Ada'nın isteği üzerine, Lorin oyunun en başında 'Prenses Parkı' kartına el koydu. Kendisi doğuştan prenses olur da...Lorin'in kuralları kendi koyma çabaları, kafasına göre davranma istekleri, Ada'yı çileden çıkarsa da, olabildiğince anlayışlı davranıyor. Ben eğer o anda Lorin'i dışarıda bıraksam, çok üzüleceğini biliyorum, oyuna katılınca da Ada üzülecek. Çoğu kez türlü cambazlıklarla arada dengeyi kurmaya çalışıyor, Monopoly mi oynadım, yoksa taş mı taşıdım bilmiyorum. Bazen Ada ile başbaşa kaldığımızda, kendi küçüklüğünü anlatıyorum. Bazı davranışlarını nasıl idare ettiğimi, onun da Lorin'i zaman zaman idare etmek durumunda olduğunu açıklamaya çalışıyorum. Sonra da "umarım omuzlarına kaldırabileceğinden çok yük yüklemiyorumdur" diye de düşünmekten kendimi alamıyorum.





Parka gitmeler, scotter ile gezmeler var sırada...





Büyükbaba ve anneanneyi ziyaret ettik bir başka gün. Lorin üzerindeki mor elbiseyi çıkarmıyor hiç. Ada da tulumuna bayılıyor bu arada...


Anneannemizin apartmanının bahçesini çok seviyor çocuklar, vakit kaybetmeden dışarı çıktılar hemen


Sonra yanlarına başka arkadaşlar da katılınca eğlence katlandı...



Sonra Lorin eve geldi. Anne yazmayı öğrenmiş, bana yazıp getirdi, sarıldı. Çok duygulandım tabi...



Cuma günü "Dönüşen Oyuncaklar Grubu" ile Moda parkında, yumurta kartonlarından ve kuru yapraklardan, ev yapımı parmak boya eşliğinde, taç ve tırtıl yapımına katıldık.







Taçlarımız bitince, kumda biraz oynadıktan sonra, Esra abla çocuklara kitap okudu, keyifle dinledik.


Başka bir parka gidip, çocuklara söz verdiğim üzere dondurma aldım.


D&R dan bu kartpostal boyama kitaplarını ve Ada'ya okuması için kitap aldık.



D&R'a giderken beyaz karelerden geçme oyunu oynayan, herşeyi oyuna çeviren iki bıdık ile beraberdim.


Eve döner dönmez vakit kaybetmeden işe koyulduk.




Cumartesi sabahı uyandığımda, iki kardeşi odalarında harıl harıl, Ada Maviş ayıcığına, Lorin de kedişine kutulardan yatak yaparken buldum. Yandaş malzeme olarak, pamuklar, bebe yağı, kulak pamukları, kolonya, peçete, ıslak mendil ve minik havlular vardı. İyi ki daha önceden aldığımız oyuncaklara ait bu kartonları, kutuları saklamışım. Zaten kutularımız var bizim, etkinlikler yapmak için, her şeyi saklıyoruz.




"Faaliyet Kutusu" adını verdiğimiz kutular ortaya çıkınca, çoocuklar o kadar uzun süre oyalanıyorlar ki, anlatamam. Bence herkesin evinde böyle, artık malzeme kutusu olmalı, eline geçeni ona atmalı. Kutuyu çıkarıp sadece bakmak bile çok keyifli. Lorin ile başladık çalışmaya, Ada o sırada kitap okuyordu.




Bunlar da internetten esinlendiğimiz yumurta kartonundan hayvancıklarımız...



Kitabını okuduktan sonra yanımıza gelen Ada da işte aşağıdakileri yaptı.











No comments: