Wednesday, July 17, 2013

Lorin İyi ki Doğdun...

dörtdörtdört

Tüm duyguları yaşadığımı sanarak, ikinci çocuk mu, ha ben onu biliyorum" biz o konuları geçtik mantığında bir öğrenci gibiydim önceleri. Kontrollere ilk bebekte gün sayarken, ikincide geciktirmem biraz bu yüzden, biraz da minik bir kızım daha olduğu ve onunla ilgilenmek zorunda olduğum içindi. İşte bu duygularla girdiğim odadan, kalbim fırlayacak gibi atarak, heyecandan ve mutluluktan bayılacak gibi olarak çıkacağımı bilmiyordum.


Sen doğdun ve ağladın, yanağıma getirdiler, minik mercimek burnun ile kokumu alıp, sihirliymiş gibi susman, o an o ameliyathanenin mumlar ve ışıklarla dolu muhteşem büyülü bir saraya dönmesi filan hep bu yüzden işte. Geri planda Queen çalıyor "Love of my life", ama benden başka duyan yok. Rüyalardayım, ameliyathanenin köşesinde birkaç peri oturuyor, biri gelip, sihirli asasıyla "Lorin güzel bir kız olsun" diyor, ben de her zaman ki gibi, "hıh güzelmiş, hayır iyi insan olsun" diyorum, bana kızan başka bir peri de, "inatçı, dediğim dedik ve başına buyruk olsun da gör gününü" diyor. Gördüm gördüm sayın peri, aldım boyumun ölçüsünü



Ah Lorin, etek, üstüne elbise, altına tayt giyerek parka senden başka kim gitmek isteyebilir ki? Yalnız etek ille de tüllü olacak, ablanın aksine. Ablan da sever evet ama sen, "benim adım süslü" diyerek onu da geçtin çoktan

"Lorin, ablan büyüdü, kıyafetleri senin artık" dediğimde, "asla giymem onunsa" deyip, başka bir gün, aslında sen bunları bana aldın ve benim geleceğimi biliyordun, sakladın benim için" diyerek çözmeyi başka kim akıl edebilir?






Meğer ikinci çocuk ile annelik pekişirmiş, meğer aynı duygular değilmiş, meğer bambaşka diyarlara gidip, bulutların başka taraflarından yeryüzünü görebilirmişsin, uçar da uçarmışsın.



O sakin tavırların, "lütfen demeden konuştun anne" diye kafa tutuşların, bir kere bir şeye izin vermezsem, yanlış yapma pahasına kıyamayıp izin verdiğimde, "artık istemiyorum, anlamı yok!" diyen kişilikli davranışlar hep sana ait



"Oyuncaklar benimdi Lorin'cim, ama artık ikimizin" dediğinde ablan, "hayır Ada'cım, onlar benim ama seninle paylaşırım" demen sana has durumlar işte

"Kız olmamı kim istediyse, ona sarılıp çok öpücem, teşekkür edicem, kız olmak daha güzel" dediğinde "ablan çok dua etti, belki ondandır" dememle, koşup Ada'nın üstüne atlayan senden başkası olamaz sanırım.

Ablanın doğum gününde surat asıp, elbiseni çıkarıp, pijamalarınla dolaşman, "tutlamaya tatılmayacağım (kutlamaya katılmayacağım)" diyen sonra da açıklama yapan,  "pastayı seçen, doğum günü olan da Ada, ben neden tatılayım ki?"  diyen senden başkası olamazdı.

Bazen bana kızdığında, "ben seni iyi bir anne olduğun için seçtim, tötü (kötü) anne olursan başka birine ditmet (gitmek)  zorunda talacağım" diyen senden başkası olamazdı.


Oyuncakları dağıtıp, sonra da topladığında "aferin ne güzel toplmaışsın, çook mutlu oldum Lorin'ciğim" dediğimde, "sen beni sıradan (evet sıradan) tötü (kötü) çocuklardan mı sandın?" diyerek ayar çeken senden başka kim olablir ki?

Bana çok kızdığında "imdaaaaat, biri beni bu anneden turtarsın (kurtarsın)" diyen de sendin işte.

Bir çocuk doğarmış, bir anne doğarmış lafını söylerim ya sık sık, işte ben de bambaşka ve yeni bir anne oldum senin öğretilerinle. Bir kez daha çocuk oldum mesela, bir kez daha doyasıya yaşıyorum seninle, çocukluğuma uçuyorum.



Tıpkı Ada'da hissettiğim gibi, senin için hislerim de aynı, senden öncesi var mıydı, hatırlamıyorum....

Lorin, adın aydınlık senin; dünyamı aydınlattığın gibi, adın aşk senin; doğduğunda kokuna aşık olduğum gibi, adın hayat senin; nefes almak gibi, adın ninni senin; seni uyuturken beraber söylediğimiz gibi, insanı rahatlatır gibi, adın papatya senin; en sevdiğim çiçek gibi, koklamaya kıyamadığım gibi,

YAŞAMAK SENİN VARLIĞINLA DAYANILIR,
VAROLMAK SENİNLE DAYANILMAZ HAFİF :o) 
İYİ Kİ DOĞDUN...


Lorin'in doğum hikayesi için bi tık...

No comments: