Saturday, August 24, 2013

İnci


Hayat çoğu kez acımaz insana. Ne yaparsan yap olmaz. Ne yana dönsen, o yana döner oklar. Bazen saplanır canın acır. Bazen kuyruğu dik tutmak için, çekip çıkarır yoluna devam edersin. Dışarıdan anlaşılmasın diye büyük çabalar falan.

Sanırsın zayıflıkların ortaya çıkarsa sen bitersin. Oysa zayıftır insan, oysa zayıfken daha da çok olursun "insan"...

Sonra kesişen yollar olur, birbirini derinden hisseden insanlar olur. İşte o insanlarla hangi düşünce kavşağında ayrıldığının da, yaşadığı yerin de önemi olmaz.

Arkadaş insana sağlığını, aşkını, hayatını vermez.  Arkadaş insana hayatın ötesini verir. Öte yandaki mutluluğu verir. İçini dışına çıkarır da şaşırırsın. İtiraf edemediklerini, yüzleşemediklerini bir bir döker ortaya, gücünden de, cesaretinden de korkarsın. Bu korku iyidir çoğu kez, seni sarsıp sarsıp kendine getirir. Hayata daha tutkuyla bağlanırsın. Bazen korkun seni kaçmaya sevk eder ama görünmez ipler ve bir de mıknatısın gücü seni kendine çeker. Sadece içini açmanın, kendini sere serpe dökmenin dayanılmaz hafifliğiyle başın döner. Öylesine, basit gibi görünen ama gücünden dağları deviren gürül gürül sevgi akar, saf ve yoğun sevgi...

Derinlikli insanları da, derinlere dalmayı da severim ben. O nedenledir, dalıp dalıp inci bulmam.

No comments: