Wednesday, September 18, 2013

Bebek



Ada 3 yaşında iken bir gün Habip "Ada, kardeş ister misin? bebek yapalım mı?" diye sorunca, Ada oldukça şaşkın ve gözlerini kocaman açarak, hayretle şöyle dedi:

"Habip, sen bebek yapabilir misin?" (o zamanlar baba yerine Habip diyordu)
Muhtemelen Ada, babasının yan odaya gidip, bir kaç dakika sonra canlı bir bebek ile döneceğini düşündü. Habip ne cevap vereceğini şaşırdı, Ada hem kardeş olması fikrine bayıldı, hem de Habip 'in bebek yapabilme ihtimalini sevdi. Ve artık her gün baskıya başladı, kardeş isterim diye...

Neyse günler geçti ve Ada'nın istediği gibi bir kız kardeşi oldu. Lorin de artık okula başladı ve her gün yeni bir macera ile eve dönüyor.

Okulun ikinci günü eve döndü ve şöyle dedi:

"Anneee, Zeynep abla olacak ya, ben de abla olmak istiyorum. Ama kardeşim olsun da, sen yine babamla evlen (bebeğin ancak evlenince olacağını düşünüyor). Benim kardeşimin olması için, sizin evlenmeniz gerekiyor. Benle Ada'yı kendi başımıza bırakın (Burada Lorin düğüne gelemeyecektir çünkü, Ada ve kendisi düğün fotoğraflarında olmadığı için düğüne katılamayacağı gibi bir mantık kurmuştur :)) gidip evlenip gelin. Sonra da bebek yapın. Abla olmak istiyorum."

Sonra akşam üzeri, babası Lorin'e sınıftaki en iyi arkadaşın kim diye sorunca Lorin hiç düşünmeden "Zeynep tabi ki" dedi. Babası "neden daha çok onunla mı oynuyorsun?" deyince Lorin "hayır Zeynep yarın abla olacak ben de yarın abla olmak istiyoruuuuumm" diye tutturur. Ve devam eder:

Lorin; Ben bebekle oyun oynarsam yeter değil mi baba
Baba; Yeter tabi
Lorin; Ama annem sadece oyun oynamak yetmez diyor, hiç anlamadım....



Sonra baskılarına devam eden Lorin'i hasta olduğu için bugün okuldan erken alıp, "doktora gidiyoruz" dedim. Hemen bana döndü ve gözleri parlayarak;
"Yupppiiiii kardeşim olacak değil mi? Hastaneden kardeşimi alacağız." dedi.
Ben de, "Hayır sen hasta olduğun için doktora gidiyoruz, hem bebekler öyle hemen olmaz, önce annenin karnının şişmesi gerekir" gibi bilimsel bir açıklama getirdim, Lorin hemen atladı:
"Tamam işte, bir sürü yemekler ye, karnın şişsin, hastaneye gidip kardeşimi alalım" dedi.

Valla baskılardan artık ne diyeceğimi şaşırmış durumdayım, siz siz olun, bıdıkların gazına gelmeyin...


No comments: