Thursday, September 05, 2013

DOLUNAY



Bir de dolunay varmış.

Gökyüzünün dünyaya açılan penceresiymiş.

Bir de dolunaya dünyadan bakan çocuklar varmış. Bu açıdan bakınca da, gökyüzünden sonsuzluğa açılan penceresiymiş dünyanın, gece ışıldayan.

-"Anne" dedi Lorin, "Ay dede bütün çocukları takip eder mi? Dünyadaki bütün çocukları?"

-"Evet eder" dedim gülümseyerek, içim çocuk aklının sadeliğine, naifliğine ve derinliğine coşarak, sonra gülümseme asılı kaldı dudaklarımda. Onlar fark ediyor mu acaba diye düşününce, onların fark edecek lüksü var mı, sıradan bir dolunayı? Avuçlarımda kızımın elinin sıcaklığı, bir bırakıyor, birkaç adım atıyor, sonra durup yeniden dolunaya bakıyor umut ve heyecan ile. Elinin sıcaklığı avuçlarımda, o elini bırakınca bile içim ısınıyor.

Başka çocuklar da var. Din, dil, ırk, cinsiyet yok, şanslı ve şanssız olanlar diye ikiye ayrılıyor. Bir kısmı gıcır gıcır bir şehirden, denizlerin tuzunu tenine doldurup, denizden topladığı taş ve kabukları boyarken, kimi çorak topraklarda, dudakları kurumuş, elleri çatlamış bakarmış dolunaya. İkisi de çocukmuş. İkisi için de dünya pamuk helva kıvamındaymış. Ama bambaşka coğrafyalarda, bambaşka şartlarda, kimi savaşın tam ortasında, kimi hoyrat büyüklerin  kurallı dünyasında sıkışmış kalmış. Kıpırdasa parçalanacak, üstü başı yırtılacak, kıpırdamasa, hareketsizlikten değil, esaretten ölecek… 

Başka çocuklar da var, kimyasal silahlara maruz kalan. Başka çocuklar da var, annesi ayrılmak istedi diye babasının vurduğu. Başka çocuklar da var, araba camı silen, fındık toplamaya giden, ayakkabı boyayan, su satan, 8 kişi bir odaya tıkılan, büyüklerinin umudu olan.

Bütün çocukların dolunayın ışığıyla, hayallere dalacağı günler olmalı. Çok istediği bisiklete kavuşmak olmalı derdi tasası. Canı sıkılmalı, sıkıntıdan patladım diye mızmızlık yapmalı, nazın kaprisin bini bir para olmalı, şımarma hakkını da kullanmalı, masallarda kendine sevdiği prensesin ismini takmalı, tozpembe hayallere dalmalı. Dünyası ayın ışığıyla yıkanmalı, arınmalı, ertesi sabaha derdi tasası kalmamalı. 




No comments: