Wednesday, October 23, 2013

Bu Ne Cür'et



Sihir


Lorin: Anne şuruplar sihirli mi?
Ben: Sanmam.
Lorin: Bence sihirli, yoksa nasıl bizi hemen iyileştirebilirlerdi ki?





Cür'et

Her sabah binbir badireyle hazırlanarak okula gidiyoruz Ada ve Lorin ile. Hele de söz konusu kendini prenses sanan, bir gün "bana Sofya deyin", başka bir gün "bugün Bella'yım" diyen, kendi aleminde yaşayan bir minik hayalperest olunca sabahlar hem şenlikli, hem de zor. Tabi bu nereden baktığınıza da bağlı :)

Neyse, sabah stresiyle Ada'ya biraz sert çıkıştım, o kadar çok soru sorup, verdiğim yanıtlardan da memnun olmuyor ve susmuyordu ki, kendimi tutamayıp, "bir sus artık" dedim. Ada bana şaşkın bakarken, Lorin'den ağzımın payını almam gecikmedi:

"Ablamla bu cür'et ile konuşamazsın!"





Resmim Asılmayacak!

Lorin'in öğretmeni yaptıkları resimleri asmak istiyor panoya doğal olarak. Bu hem öğrencilere iyi geliyor hem de velilerin görme şansı oluyor. Fakat Lorin için kural tersine işliyor. Her defasında okulda yapılan resmi eve getiriyor, ısrarla alıyor öğretmeninden. Öğretmenimiz buruklaşıyor doğal olarak, ben de asılmasını istiyorum ama bu resimler Lorin'in olduğu için genel geçer kurallara pek de aldırmayan Lorin'i dinlemeyi tercih ediyorum. Bir de güzel resimler, çalışmalar ki sormayın. Neyse bir tane çalışmayı Lorin alamamış öğretmeninden. Ve takılmış kalmış ona, unutmuyor, mutlaka almak istiyor. Ben zaman kazanıp, panoya asılma mutluluğunu yaşarsa belki vazgeçer diye unutturmaya çalışıyorum. Baktı ki Lorin olacak gibi değil, uyumadan önce bana şöyle dedi:

"Şimdi anne, sen öğretmenimden resmimi iste. O birincide vermeyecek, "panoya asacağız" diyecek.
Sen de ona biraz yüksek sesle diyeceksin ki, "hayır, Lorin asılmasını istemiyor, o resmi vermelisiniz!", yine kabul etmeyecek ve "ama bakın panoya asacağız, çok güzel olacak" diyecek, bu kez sen sesini yükselterek "hayır vereceksiniz, lütfen beni üzmeyin" diyeceksin. O da verecek, onu almalısın, tamam mı anne?"




En Mutlu An

"Anne" dedi Lorin, "Senin en mutlu olduğun an hangisi?"
Ben de biraz düşünüyorum; "Mesela sizi okula götürürken arabada bağıra çağıra şarkı söylediğimiz anlar ya da arkadaşımla sohbet edip çay içtiğim an..." diyorum, "Peki senin?" diye de ekliyorum.

"Eda öğretmenimin beni kucağına aldığı an"


No comments: