Tuesday, October 22, 2013

Kendi Cümleleriniz


Kendi cümlelerinizle hayatı kurmak, genel, herkesin kullandığı cümlelerle değil, kendi cümlelerinizle dokunabilmek hayata. Hayattan kendi cümlelerinize yansımalar olsa... Yansıyanlardan, kendi cümleleriniz kurulsa...

Sizin cümlelerinize dokunan, sizin cümlelerinizi anlayan birini bulmak.
Kendi ontolojinizi/varlığınızı varlığa katabilmek, kendi menkıbenizi yaşayabilmek.

Bakıyorsunuz etrafa, kimse kendi cümleleriyle konuşmuyor. Her durum için bir prototip cümle dökülüveriyor insanların ağızlarından. O cümleyi ha sen kullanmışsın, ha başka biri hiç fark etmiyor. O prototip cümlelerin arkasında duran kendi cümlelerine ulaşamıyorsun. Hayat çok büyük ölçüde prototip cümlelerle süregiderken, kendini de kendi cümlelerini de unutuyorsun. Hayatı, kurgulanan bir tiyatroda, sana verilen rolleri oynayarak, sana verilen cümleleri kullanarak geçirip gidecek misin? Yoksa kendi cümlelerinle harmanlanıp yeniden mi üreteceksin?

Çocuklar kendi cümlelerini mi kuruyorlar, bizim cümlelerimize mi sıkışıyorlar? Biz hazır prototip olmayan "yeni" özgün bir cümleyi çocuklarımızdan duymaya ne kadar hazırız? Çocuklarımız verili format dışına çıkabiliyor mu? Kendi formatında kendi cümleleriyle senaryosunu yazdığı kendi sinemasını çekebiliyor mu? Bizim çocuklarımızı prototip cümlelere sıkıştırmaya ne hakkımız var?

Çocuğun kendi cümlelerine ancak kendi cümlelerinizle ulaşabilirsiniz, prototip cümlelerle perdelemeden...

Hayat prototip cümlelerden sıyrılarak kendi cümlelerimizle kurulursa soluk alır, soluklandırır. AŞK kendi cümlelerimizle hayat bulur, mekanı sizin dilinizdir, kendi cümlelerinizi doğuran...

No comments: