Tuesday, November 05, 2013

O Bir "Abla"



Ada kardeşine sorular hazırlıyor. Başlık da kalpler içinde TEST :) Aşağıdaki onlardan biri, en küçük sayıyı bul, 5'leri pembeye boyar mısın? en büyük sayı kaçtır? ve 7'leri kırmızıya boya gibi :)




Canları sıkıldı bir gün, oyun parkına gidelim dediler, gittik. Gayet güzel eğlendiler abla- kardeş. Paylaşımlar arttı evet ve aynı oranda kavgalar da. Ama n'apalım, kardeş olmanın genetiği böyle, günde sayısız kez kavga etmek :)




Uyku öncesi Lorin, "sütümü yatarak içir anne" deyince, büyük bir hızla koşarak Ada "abla" gelir, sütü elimden kapar ve içirmeye koyulur.





"Anne elbisem çok yakıştı değil mi?" pozu...





Haftasonu ya da tatil sabahları, genelde kızlarımı böyle bulurum. Anneeeeaaağğğ diye çığırsalar da, bir 10 dakika daha uyuyabildiğim için kendimi şanslı addediyorum.




Bu "Çaki" kılıklı bebek, hediye gelmişti Ada'ya. Bazen korkuyorum, aniden karşıma çıkınca :) Ama Lorin onu çok seviyor. Bir de gardrobun çekmecesine yatak yapıyor, hayır zaten dolap sorunu var evde ama olsun napalım, çekmecelerden biri de Çaki kılıklı bebeğin olsun, varsın tayt da üstüne yorgan olsun.




Yüz boyamada çığır açan Lorin var aynanın önünde. Evet beni de boyadı ama paylaşamıyorum, sonra rüyalarınıza girmesin :)




Ada'yı okul bahçesinde, okul çıkışında yerden yüksek oynamadan önce yakaladım, sınıf arkadaşları ile.



Lorin ve öğretmeni ya da biricik aşkı var sırada. Lorin de en mutlu olduğu yerde: Eda öğretmenin kucağında...




Lorin'in serisinden: yaramaz toyuncut (koyuncuk)





Ada ile okul projesi için yaptığımız korkuluk. Biraz sevimli mi oldu ne?




Ada hanım benim için sınav soruları hazırladı.





Soruya bakar mısınız lütfen: Bir kedi varmış, ne yazık ki toplamayı bilmiyormuş. Ve sonra da tam 3*5'in sonucunun 5 katı kadar doğurmuş :) Bu kedicik çok merak etmiş, acaba ben kaç tane yavru yapmışım? demiş, siz de kediye yardım eder misiniz?




Grafik dahi oluşturmuş, elma toplamayı sevenler, resim yapmayı sevenleri oyun oynamayı sevenler :)




Emre ve Özge bize geldiler. Beş dakikalık sohbet arasında, ranzanın üstüne çıkarılmış Emre, (ki ben ve Özge bunu tehlikeli buluyoruz, izin vermiyoruz) sonra da telefonum alınmış ve Lorin tarafından o an ölümsüzleştirilmiş :)



Sonra da inanılmaz bir anlayışlılık ve anaçlıkla Lorin'den beklenmeyecek bir performans ile Emre'ye ablalık yaptı. Resim yaptırdı, renkleri öğretti. Ada'nın kendisine davranış şeklinin çok benzerini Emre'ye gösterdi. Emre'ye şöyle diyor: "Satin ol tatlım, büyüyünce hepsini daha güzel yapabilecetsin" Sen önce "k"leri söyle :) dedim içimden.





Bir okul çıkışı, herkes kendi ödevini yaparken.



Okuldan eve dönmeden önce, bahçede hamur oynayan Ada, Defne ve Irmak...




Yine bir başka haftasonu sabahı:  Yemek masamız değiş totnton oluyor ve atölyeye dönüşüyor. Bazen uyandığımda onları böyle bulmaya bayılıyorum. Tabi ki konrtrolör 'Ada abla'




Lorin ve balkon kapısına astığı mini pardon "butik ev sergisi"  :)





Haftasonları yeğenimiz Sema da bize katılıyor. Ve atölye tam teçhizatlı kuruluyor bu kez. Ve eserler daha profesyonelce oluyor. Aşağıdaki çalışmamız, önce renkli şeritler halinde kağıt boyanıyor. Sonra üzeri siyah pastel boya ile kaplanıyor. Ardından da kürdan gibi sert bir cisimle resim çiziliyor. Harika sonuçlar çıkıyor, rengarenk.




No comments: