Tuesday, December 17, 2013

Kelimeler ve Şeyler







"Gördüğümüz şeyleri istediğimiz kadar anlatalım, görünen şey hiçbir zaman söylenen şeyin içine sığmaz ve söylenmekte ola şey imgeler, eğretilemeler, kıyaslamalar aracılığıyla istendiği kadar gösterilmeye çalışılsın, bunların ışıklarını saçtıkları yer gözlerin gördüğü değil de sözdiziminin ardışıklığının tanımlasığı yerdir."

Foucault, nesnelerin oluşum kurallarını çözümlemek için ne "şey"lerin içine yerleştirmek ne de "kelimeler"in alanına bağlamak gerekiyor diyerek nesneleri, oldukları gibi kavramaya çalışır. Söylemlerin kendilerini analiz ederek kelimeler ve şeyler arasında görünüşte çok kuvvetli olan bağı gevşetir.

Neşet Ertaş da türkü söylemez, türküyü havalandırır. Türküleri sazından ve sözünden kurtararak havalandırır. Belki de Foucault da nesneleri havalandırdı, bağlarını çözdü.

Çocuklar da Kelimeler ve Şeylere sıkı sıkıya bağlı olan bağlarımızı çözerek bizi havalandırır. Bu nedenle her çocuk biraz Foucault'dur, biraz Neşet Ertaş'tır...




No comments: