Sunday, December 01, 2013

Lorin ve Sergi


Zaman zaman sorunlar yaşasak da, Lorin iyiye gidiyor her geçen gün. Daha da alışıyor okula. En güzel gelişme ise, okula benim abla ve kardeşi  bahçe kapısından bırakıp hiç girmemem. Kendileri gidermiş :)





Ada'dan bir proje, bizim apartmana asansör yapmak istersek nasıl olur? Sema abla ile birlikte yaptılar. Vidayı çevirince, asansör yukarı çıkıyor.




 Lorin bir gün okula gitmezse, evde sınıf kurulabilir, bütün öğrenciler öğlen uykusuna yatabilir.




Ada notaları tanımayı ve flüt çalmayı çok sevdi.



 Ada ve Lorin arkadaşları ile birlikte tiyatroya gitmeyi çok seviyorlar. Çıkışta da park ve eğlence var.


Emre dayı ziyarete gelir de evcilik oynamadan evden gidebilir mi ? Hayır.



Günün sonunda Lorin Emre dayıdan kendisini uyutmasını isterse, kim uyur? Tabiki Emre :)




İngilizce öğretmeni Mrs. Saliha'nın sesi kısılınca Lorin onun hasta olduğunu düşünerek eve gelir gelmez ilk iş "geçmiş olsun resmi" yapmak ister.




Ada ve Lorin hafif bir soğukalgınlığı yüzünden doktorun yolunu tutarsa, doktordan kalem ve defter hediyelerini alırlarsa.




Bir teneffüs anı Ada ve yakalayabildiğim sınıf arkadaşları.



Anneanne evini canla başla süpüren hamarat Loriş.




Lorin'i okula götürdüğüm bir gün öğretmeninin toplantısı olduğundan okulda kalmak zorunda kaldım. Çünkü Eda hanım gelmeden beni bırakmadı Lorin. Öğretmeni gelince de kucağına atladı.





Emre dayı gelince lego oynamak keyfe dönüşür.





Cuma akşamı haftasonu ödevlerini yapan kuzular.




Lorin ilk kişisel(!) sergisini açtı okulda :). Daha doğrusu sınıfça açtılar. Resim öğretmenleri, arkadaş, aile ve Atatürk konulu resimler yaptırmış ve her bir çocuğa bu resimde neler anlattığını sorarak videolar çekmiş ve bunları biz anne ve babalara izlettirecek. Sonra sergi olacak, açılış, resimler vs. Fakat sınıfta kameraya çekilmeyi kabul etmeyen tek çocuk tahmin ettiğiniz üzre Lorin! Ta taaaa!!! İş başa düştü ve Ada ile birlikte evde Lorin'in resimleri ile ilgili görüşlerini almayı başardık. Arada  (Lorin tarafından) Ada'yı uyarmalar, soruyu şöyle sor böyle sor demeler ile çekimleri bir kaç kez tekrar etsek de başarılı bir röportaj gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Neyse, sergi günü geldi çattı. Okula sevdikleri kıyafetleri götürmemizi ve çocuklarımıza birer hediye almamızı söyleyen öğretmenimizi dinledik ve heyecanla okulun yolunu tuttuk. 

Konferans salonuna girdik, yerlerimize oturduk. Anneler, babalar, anneanne ve büyükbabalar salonda hissedilebilir yoğunluktaki heyecanımızla bekliyoruz. Veeeeeee karanlığı "anneeaaaaaaaağğğ" çığlıkları ile yırtan bir ağlama sesi duyuyoruz. Tahmin ettiğiniz üzre bu da Lorindi. Evet prenses kostümü, saçında öğretmeninin süsleye püsleye taktığı papatyası ile Lorin, canhıraş ağlaması ile kendini kucağıma attı ve bir daha da inmedi. Salonda anne ve babalar ile izleyen tek çocuk Lorindi. Ardından çocuklarının görüntülerini izleyen ebeveynleri sergi alanına aldılar. Uzun kurdele boyunca dizilen tüm miniklerin ellerinde rengarek makaslar ile kurdeleyi kesmeye çalışıyorlar ve orada olmayan tek çocuk yine Lorindi.
Ardından herkes kendi yaptığı resimlerin yanında poz verdi, Lorin hariç. 




Sonra sertifikalar dağıtıldı.Sertifikasını almaya ve öğretmeniyle fotoğraf çektirme merasimine ortak olmayan yine Lorindi. İlgilendiği tek şey, kokteyl modunda sunulan kurabiyelerdi :)

Peki neden böyle yaptı Lorin? Sergi boyunca ve çıkışta hep bunu düşündüm. İçim biraz buruldu önce sonra dedim ki, ben hep bunu savunmuyor muyum? Çocuklar bizim dayattığımız şeyleri yapmak zorunda mı? Lorin her türlü uyarıyı reddetmiş ve hiç bir rutine katılmamıştı. Sadece canı istemediği için, belki kasıldığı için, belki birşeylerden rahatsız olduğu için. Belki de sadece istemediği ve yanımda olmak istediği için. Ne olacak? Beni mutlu etmek için oraya katılsa ne olur? Kendi mutsuz olacak. Değer mi? Hayır. Sonra birden içimi bir neşe kapladı. Evet Lorin'in direnişçi bir ruh olduğunu düşünmeye başlamış, içten içe tarifsiz bir mutluluk bile duymuştum. Lorin ne öğretmenlerinin, ne arkadaşlarının ne de başka hiç kimsenin uyarısını dinlememiş, istediğini yapmıştı. Olsundu, işte bu Lorindi, daha güzel bir sergi açılışı olamazdı :)
Lorin'e göre "sergi tekrar olsun, yine bana hediye alın ve kurabiyeler haritaydı"






Elbette segiler olmalı hayatımızda ama evde sandalyelerle yapılan çadırın tadı hangi oyuncakta var söyler misiniz? Hatta Ada ve Lorin bir de bu çadırın üstüne çıkıp, ortasına atlarlarsa, tadından yenmez :) 





No comments: