Tuesday, December 31, 2013

Yeni Ümitler


Yeni gelen yıl, geçtiğimiz yıldan daha iyi olabilir mi? Bunun için bir garanti veren var mı? O zaman neyi kutluyoruz biz? Neden çılgınlar gibi eğlenmek için bu geceyi bekliyoruz? Son yıllarda neden fahri noel babalar gibi birbirimize hediyeler alıp duruyoruz? Gelen her defasında gideni aratmıyor mu? 2013'e kavuşmak için 3-2-1 diye sayarken, bu yılın bizi bu kadar çok şaşırtacağını nereden bilebilirdik? 




Tüm bu duyguların, gelgitlerin arasında, ümit parıldıyor işte. Ümit, her defasında yeniden ayağa kalkmayı, yarınlara aydınlıkla bakabilmeyi, ışığın sönmediğini, yıldızın uzakta da olsa parıldadığını, kapanan kapıların ardından yeni kapıların aralanabileceğini, bir yanımız yaprak dökerken, bir yanımızın bahar bahçe olduğunu insana fısıldayıp duruyor. Kaybedişler oluyor, yitirdikleriniz de... Ama hayat sizi çekip saçlarınızdan öyle bir koşuyor ki, siz üzülmeyi unutup, yetişmeye çalışırken buluyorsunuz kendinizi. Bir yanınız üzülürken, diğer yanınızı hayata asılmış görünce, suçlulukla, yaşamın renkleri arasında kaybolmanın arasında bocalıyorsunuz. Öyle şeyler oluyor ki, gün geliyor endişeler kaplıyor içini, uyku tutmuyor gözünüzü. Gün geliyor öyle küçük bir şeyden, öyle yoğun güzellikler çıkarabiliyorsunuz ki, hayatın gücüne, içinizdeki her yeni sayfanın içindeki pıtır pıtır çoğalan ümit baloncuklarına hayret edip, sıkı sıkıya sarılmaya devam ediyorsunuz.

Bazen hayat, bu koca hayat, tek bir kişi için yaşanılabilir kılıyor kendini, biri yetiyor size, gücünüze güç katmaya, bazen çocuğunuzdan aldığınız o eşsiz gücün doruklarına tırmanırken yaşama sevinciyle doluveriyorsunuz. Onun minik adımları ile yavaşlamaya, hayatı içinize öylece çekmeye, hayaller kurmaya, ümitle dolmaya, dolup da taşmaya başlamanın yoğun hazzı kaplıyor her bir yanınızı. 

Ümit dolu yıllara...




1 comment:

jaleceanne said...

Oyle be Girno. Yoksa çekilir miydi hayat? Bir yerden tutunma kolu veriyor işte değil mi canım? İyi senelere...