Thursday, April 03, 2014

Bahar Geldi ve Lorin Stayla :)


Okula şık gitmek, yanına aldığı yedek kıyafetlerin bile uyumuna dikkat etmek, ille de tül etek giymek, tacına özenmek, saçlarını salık bırakmak. ayrıca pijamanın üstüne dahi tül etek giyerek uyumak da var. Çok prensesce haller bunlar. Haaa bir de bana "Anna" diyin var :)





Markete gidince, boş bulduğu kasaya oturan Lorin





Kaniş cinsi süslü köpeği, gözlüğü ve el çantası ile Lorin okul yolunda



Ada ödevi için daire çizip içini gökkuşağı renkleri ile boyamalıymış, Lorin durur mu? Pijama üstüne giydiği tül eteği ile aynısını yapmaya başladı






Okul çıkışlarında don ateş oynayan Lorin ve sınıf arkadaşı İdil.



Emre ile oyun zamanı



Okul bahçesinde komik poz veren bir Minnie Mouse



Kolyeleri ve bileziği ile süslü Lorin



Haftasonu sadece bir geceliğine evet evet , yazıyla bir, rakamla 1 geceliğine anneanneye kalmaya giden Lorin ve Ada, deyim yerindeyse valiz hazırlayacak kıvamdaydı. Ada bir çanta hazırladı, ağır da olsa, bir taneydi. Ve fakat Lorin, üç koca çanta, iki el çantası, köpekler ve kediler ile, hala hazır görünmüyordu. İzin vermek istedim, o kadar hevesliydi ki, hevesini kırmayayım dedim. Ama asansörsüz apartmanımızda4. kattaki evimizden inerken kendi kendime izin vermemeliydim diye söylendim durdum. Bütün çantaları anne-köle modunda taşırken "Köle İsaura"yı andım, bir zamanların meşhuur dizisi :) 






Planımız, arkadaşlarımız, Öykü, Eren, Defne ve anneleri ile kahvaltı yapıp, sonra da tiyatroya gitmekti. Kahvaltılar resim yapma eşliğinde yenildi, fakat sonra tiyatro olmadığını öğrendik. Oyun oynamaya devam etmek isteyen kafadarlar ile oyun alanı olan bir cafeye gittik. Anneler sohbete, çocuklar oyuna daldı. 





Anneanneye gider gitmez, salonun ortasına sandalye ve çarşaflardan harika bir homemade çadır kurdu kızlar. Anneanne de yemek servisini çadıra yaptı. Ben onları altı üstü bir geceliğine anneannelerine bırakıp çıktım. Çocuklardan ne zaman ayrılsam ki bu sık olmuyor, bir ne yapacağını şaşırma, bir ne oldum delisi olma, bir nereye vursam kendimi hali, bir de yoğun özlem içinde fotoğrafları içinde kaybolma hisleri ile yaşar buluyorum kendimi :)






Okul kantininden aldığımız, özenle suladığımız çim adamlarımız




Akşam yatağıma, yastığı, kitabı ve fotoğrafta görünmeyen kedisi ile sızan minik kuzu....




Okul yollarında, bıkıp usanmadan fotoğraf çeken bir anne ve artık alışan abla-kardeş :)




Ada ve sınıf arkadaşları okul bahçesinde




Efendim anne, poz mu istedin? :)



No comments: