Thursday, May 22, 2014

Günce...


Bir süredir günlükler gecikti. Kaldığımız yerden devam, nisan ayının son günleri...

Bir gün anneanne gelir ve Lorin kuaför olur. Anneannenin, lepiska saçları başlanır ciddi ciddi şekilden şekle sokulmaya... Anneanneler neden var sanki? Torun oyunlarına kuzu gibi iştirak etmek için tabi ki....









Büyükbabalar peki? Ya onlar? En eğlenceli ve neşeli oyun arkadaşıdırlar. Ve bazen de kitap okuyabilirler, masalların sihirli dünyasına hızlı geçişler yapabilirler...







Anneannenin bana göre bir karış, çocuklara göre tam bir çölde vaha olan bahçesine çadır kurmanın tadı, paha biçilemez.




Bir de arkadaşlar varsa ve tkukla tiyatro gösterisi yapacaklarsa şahane...










Bir okul çıkışında, Ada'nın anaokulu öğretmeni ile karşılaştık. Seda öğretmenimizin enerjisi o kadar pozitif ve etkileyici ki, Lorin bayıldı. Bize gelsin deyip durdu. Ada Lorin'den bile küçüktü Seda öğretmenin sınıfındayken. Yıllar öyle hızlı akıyor ki...



Lorin, soyu tükenen hayvanlardan su kaplumbağasının resmini çizmiş okulda.



Bunu da Ada yapmış...




Okul bahçesine gelen bu bebek kedi, çocukların nasıl ilgisini çekmezdi ki? Hele Lorin, eve götürmek istedi kediciği...






Öykü ve Defne ile buluştuk.





Bir sabah uyandım ve Ada Lorin'in yatağına girmiş, sarılıp uyumuşlarken buldum.



Bir başka gün, çocukları okula bırakıp kütüphaneye gittim. Elimi kartımı almak için cebime attığımda bu çirkin ördek yavrusu çıktı. Bir annenin cebinden başka ne çıkabilir ki? Gözler de kalpten, ağlayasım geldi. Duygulandım işte...





Top oynamaya giderken Lorin ve Ada. Lorin de tabi ki prenses tacı var ve etek. Okulda ıslanan eteği yerine kot etek giydiği için tül etek yok üstünde, bir yanlışlık olmasın diye belirtmek istedim :)



Baba dediğin, aynı anda biri ile futbol oynarken, diğeri ile de voleybol oynayabilmeli icabında...





Çocukken teyzemin aldıgı solo testi bulunca, oynadılar da oynadılar...





Lorin en mutlu olduğu yerlerden birinde, Eda öğretmeninin kucağında...




Günün her saati resim yapmak keyiflidir. Abla ödev yaparken hele de.




Bu yazı tahtası çok işimize yaradı. Evimiz biraz daha büyük olsa, bu tahtayı ortadan hiç kaldırmam. Gelen geçen ya resim yapıyor, ya matematik işlemi ya da birilerine notlar yazabiliyor. Özür dilemeler, sabaha "seni seviyorum" notu ile uyanmak isteyenler için ideal yani.




Hep söylüyorum, yineleyeceğim: bütün sanat eserleri, dağınık masalardan çıkar bence :P



Lorin'in aile katılımı ile yaptığı bir etkinlik vardı. Ada ile beraber katıldık. Yarısından sonra çıktı Ada, dışarıda voleybol oynamış. Biz Lorin ile devam ettik. Lorin çok mutlu oldu. Her faailyete özenle katıldı.





Hamurdan bir baba :) gözlük unutulmamış.








Etkinlikte bir film konusu yazıp, çizdik. Yönetmen ve oyuncuları belirledik. Lorin "arkadaşlık" konusunda film çekmek istedi. Afiş hazırladık. Bir de filmin konusunu anlatan resim yaptı Lorin. Bu resmi de şöyle anlattı: Mavi bulutlar iyi kalpli imiş ve arkadaşlarmış. Siyah bulutlar ise kötü kalplilermiş ve siyah yağmurlar yağdırmışlar. Ama mavi bulutlar çok iyi oldukları için, yağmurların gitmesiniş sağlamışlar ve siyah bulutlar da iyi olmuşlar. Aklımda kalanlar bunlardı... 





Selin'in doğumgününü kutladık.








Eve gelince monopoly milyoner oynadık.






Lorin'in okulda yaptığı kukla. Abla kardeş kitap okurken, ben de kukla ile fon yaparak kızların fotoğrafını çektim.






Lorişim okuluna giderken bir sabah..





Kütüphanenin bahçesindeki kaplumbağa ailesi güneşlenirken..






Lorin'in "kardeşim" diye sevdiği Emre ile süt içerlerken..





Oyun zamanı kudurmalar serbest..





Yatağıma gelip bir de dikey yatıp bana yer bırakmayan kuzu...




23 Nisan için bir gün önce, kırmızı-beyaz giyinen Loriş ve Eda öğretmeni.





Lorin, pardon Anna dünya resminin ortasına kırmızı bir bot çizerse..




Okuyup beğendiğimiz kitaplardan, Sevim Ak'dan Penguenler Flüt Çalamaz!





Halıya bisküileri döken Lorin döküntülerini kendisi süpürmek isteyince.






23 Nisan törenine gidecek olan heyecanlı kuzular.






O bir prenses kedisi olarak sunulmak istedi. 




Ada, dünya çoocukları isimli müzikli skeçte, Russia'dan katılan Natasha rolündeydi. 




23 Nisan kutlamasından sonra anneanne Ada ve Lorin'in istediği bir yere kahvaltıya götürdü kuzuları.











Bir başka gün Ada saçlarının ucundan minicik, miniminnacık kestirdi. Zor kıydı ama bir yandan da sağlıklı uzamasını istediği için ikna oldu :)





Annesinin pijamalarını giyen muzur prenses.





"Anne, Beados tasarım stüdyosu al" diye diye başımın etini yedi Ada. En sonunda Migros'un 23 nisan indirimlerinde rastlayınca aldık. Eğlenceli bir aktivite aslında, biraz kısa ömürlü olsa da... Uzun bir süre oyalandılar ve tasarımlar yaptılar.






Bu boncukları desene göre yanyana dizdikten sonra, fısfısı ile su fışkırtınca, boncuklar birbirine yapışıyor. Çok eğlenceli aslında. Kısa ömürlü olması ise, su ile yapışan bu özel boncukları nerede bulabileceğimizi bilmiyor olmam.. Ve işte yapıtlarımızdan bir kaçı:




Lorin bu kitabı seçti kendine Migros alışverişinden. Şaşırdık mı? Haaayıııırrrr, prenses li ve peri li masallar, şeyler, durumlar...






İşte Ada ve Lorin'in seçtiği kitaplar.




Prenseslerden başka birde kedi delisi Lorin 'in çizdiği bu resmi çok sevdim. Ve tabi ki kayıt altına aldım :)




Lorin bu masalı hazırlayıp çizimlerini yaparken, Ada da kitap okuyordu.





Lorin tahtaya çizmiş bu resmi. Çok beğendim bunu da, karikatüre benzettim. Hepimizin de isimlerini yazmış.





Lorin hanım okula bu yüzüklerle gidiyor, ne sandınız?




Bir de okey sevdası çıktı..



Pijamalı haller.




Okul çıkışı Ada, Elif ve Hilal.



Ve Lorin ile İdil.




Baharın müjdecisi, en sevdiğim çiçekler, papatyalar... Sadeliğine ve cıvıltısına hayran olduğum çiçekler.




Ayak ayak üstüne atmalar, kitap okumalar..



Arkadaşa hazırlanan notlar..





Kızım Ada'nın adaşı ve yakın arkadaşı, özlediği Ada ile  yazın yapılacak planlar.






Ada küçükken bir dönem gökkuşağı sevgisi vardı. Heryere gökkuşağı çizer ve boyardı. Gökkuşağı olan bir şey görünce mutlaka aldırırdı bana. Bunlar da o günlerden kalma. Birşey ararken buldum.



Birde yine gökkuşağı takıntısının olduğu günlerden kalma bir masal. Ada kendisi masal yazar ve sayfaları böyle kitap haline getirirdi. Okuma yazma bilmediği için o söylerdi ben yada babası yazardık. Bu alttakini de Ada söylemiş, babası yazmış.

"Tavşancık ve kedicik beraber çıktılar. Yağmur yağıyordu. Gökkuşağı vardı. Gökkuşağı üç saat sonra kaybolacaktı. Tavşan ile kedi gökkuşağının neden üç saat sonra kaybolacağını anlamadılar. Sonra üç saat dlunca gökkuşağı kayboldu. Ortaya rüyalarında gördükleri gibi bir fotoğraf makinesi ve avon kataloğu çıktı."

Okurken çok eğlendim. Bir yandan da çocuk dünyasının naifliğine yaratıcılığına, eğlencesine hayran kaldım ve şaşırdım. Ne zaman büyüdük ve renklerimizi kaybettik diye düşündüm...





Bunu gören Lorin hemen işe koyuldu ve kitap hazırladı.






Baba okursa bu kitaplar daha da renkleniyor canım..




Hamur ile oynamak her daim çok eğlenceli..



2 comments:

gonca keskin said...

Bu kızlar bir harika :)
hangisine yorum yapayım şaşırdım :))
yaptığınız etkinliklere hep imreniyorum ;) benzerlerini İrem'in de Deniz'le yapabiliyor olmasına seviniyorum bir yandan, kardeş önemli ;)

Girno said...

Gonca gerçekten kardeş büyük şans ve bence İrem çok şanslı. Kardeşi var sayılır onun. Evde ve dışarıda etkinlikleri çok seviyorlar. Çoğunu uyduruyoruz :) İrem kuzusunu da ben takipteyim. O da benim kızlar gibi etkinlik sever. <3