Thursday, June 05, 2014

Her Yerde ve Her Durumda Prenses


Ada'nın hafta sonu ingilizce kursu için okula gidiyoruz bir aydır. Lorin cumartesi günleri babasıyla evde kalmak yerine peşimize takılıp, okula geliyor. Bazen kendi boş sınıfında hamur vs. ile oynuyor, bazen bahçede takılıyor.




Böyle hamurdan kuklalar yapıyor :)




Bazen Berkay da ağabeysi Furkan için geldiğinde Lorin'e eşlik ediyor, çok yaklaşmasa da...




Ada sınıfta kurs için gelen arkadaşları ile.




Ada ve Yasemin.






Sonra çıkışta okulun spor salonunda futbol oynuyorlar. Anneler de çocuklar keyifli vakit geçirsin diye bekliyorlar.




Bazı günler oyun salonunda dinleniyorlar.





Yine bir cumartesi kurs çıkışı Nautilus'e gittik alış veriş için. Prenses tacımız kafamızda :)




Önce yemek yedik. Yemek yemek için girdiğimiz yer çocukları sürekli götürdüğüm Kırkpınar köftecisi. Lorin ve Ada hem oranın menülerini seviyorlar ve hem de boyama kağıtları ve boya kalemleri olduğu için yemek beklerken sıkılmıyorlar.





Boyadıkları resimleri duvara astıkları zaman Lorin çok mutlu oluyor. Alttaki fotoğrafta, sorumlu abla ile Lorin resmi asıyorlar.




Ne zaman Nautilus'e gitsek (ki çok sık gitmiyoruz) uçan balonlardan istiyorlar. Ben de almıyordum (pahalı ve gereksiz buluyordum) ama bu kez söz vermiştim, o nedenle aldım. Balonlara canlı muamelesi yaptılar. Konuştular, oynadılar ve çok eğlendiler.





Anneler günü için kardeşim Burak annemi ve beni yemeğe götürmek istediğini söyledi. Bütün aile fertleriyle beraber. Oyun alanı olan bir mekana gittik tabi ki.






Oyun alanındaki görevli abla Lorin'in yüzünü boyadı.
Lorin kendisini iyi hissetmediği bir gün okula gitmedi. Beraber markete alışverişe gittik. Lorin,  boş bulduğu bir kasaya oturdu, izin alarak tabi ki. Ben de numaradan alışveriş yapar gibi yaptım. Lorin de kendi ifadesiyle "kasacı" oldu.





Anneler gününde arkadaşım ve kardeşim Elif bana çok güzel bir çay seti almıştı. Kutusunu boyamadan bırakır mıyız Lorin ile. Hemen işe koyulduk, çok keyifli bir aktivite yaratmış olduk.





Şu sürpriz yumurtalardan çıkan "Şirinler" maketlerine bayılıyorum. Çok küçük olduğu için oyuncakların arasında kaybolur diye köşe bucak sakladım kızlardan. İyi ki saklamışım. Ciddi bir koleksiyonum oldu :) Ve çıkardığımda mutluluktan uçuyorlar. Lorin ile birlikte Ada okuldayken uzun süre oynadık, oyalandık.





O gün okul çıkışına gelmedi Lorin. Ada da arkadaşları ile sohbet ediyordu.




Lorin anneler günü için ingilizce dersinde bir hediye hazırlamış öğretmeniyle. Çok mutlu oldum.




Bunu da resim öğretmeni ve sınıf öğretmeni ile beraber hazırlamışlar.




Bir okul çıkışında bahçede oyun oynamadan önce okulumuzun her şeyi olan Hamza bey ile fotoğraf çektirdik. Lorin'i çok seviyor Hamza bey ve Lorin de onu çok seviyor.




Yakalamışken Ada'nın sınıf öğretmeni ile de fotoğraf çektirmeden olmaz dedik.




O gün okul çıkışında İpek'i de alıp oyun parkına gitmek üzere yola koyulduk.




Ada, İpek ve Lorin terden sırılsıklam olana kadar oynadılar.






Bir ara zincire binerken İpek'in yanına oturacağım krizi yaşansa da, her ikisiyle de ayrı ayrı binmek suretiyle sorunu çözümledik. Bu arada bu işten karlı çıkan İpek oldu :)






Eve dönünce Lorin kendi etkinlik kitabından kendince "ders" çalıştı..




Ada ve İpek, Ada'nın mutlaka en kıymetli misafirlerine önemli bir ikramda bulunur gibi yaptığı etkinlik olan "silgi rendeleme" işiyle meşgul oldular :) Hayır hep diyorum, bütün silgiyi rendeleyip, rendelenmiş silgi tekrar birleşip bütün silgi olacak mı diye çabalamak... Bunları buzluğa koymak, bir kısmını terasta güneşin altına koymak. Enteresan işler. Ada bu belli olmaz işte ;)




Ada voleybol oynamaya bayılıyor, acaba spor olarak da göndersem yapar mı, sever mi bilmiyorum. Bir denemek istiyorum, disipline girince sıkılır mı acaba?





Meşhuuuur silgi rendemizden bir kuple :)





Lorin'in sınıfına gidip sınıf arkadaşları ile bir etkinlik yaptık. Lorin çok istediği için yaptırdım çocuklara bu etkinliği... 






Lorin'in sınıfından çıkınca bahçede Ada ve arkadaşlarına rastladım. Ve hemen fotoğraf çektim tabi ki.




Yine bir cumartesi okul yolunda, prenses Lorin ya da Bloom, ya da Sofia ya da Anna, ya da Bella ile (ayyhh kafam karıştı)...




Okulda arkadaşı Beril ile oyunlar oynadılar.




Ada ve sınıf arkadaşları tenefüse çıkınca.




Bir serbest kıyafet günü okul yollarında ya da voleybol oynamak için kütüphane bahçesine giderken, hangisi idi hatırlayamadım şimdi. Hangisiyse de kıyafetimiz çok uygun gördüğünüz gibi.




Sonra bu yanımdaki tuvalet giyinmiş minik insan ile markete gittik. O gerçek gibi görünen maket bebek ile dakikalarca oynadı. "Kardeşim" diye diye sevdi durdu.




Önce benim yüzümü boyadı, hızını alamadı Ada'yı da boyadı Lorin.




Evet boyama yapıyor ve evet nerede ise prenses tacı ile yatacak.




Sıradan bir pazar günü. TV'de çizgifilm keyfi yapılıyor. Ve Ada henüz pijamalarını çıkarmamış ama Lorin çoktan giyinip günlük bakımını yapmış bile :)




Ada'nın kalbi aklı Amerika'da. Amerikadaki arkadaşı ve adaşı Ada'yı çok seviyor, çok özlüyor ve konuşmaya bayılıyor. Çocukluk arkadaşının gelmesini sabırsızlıkla bekliyor. Tabi ben de annesini...





İşte yine bir hafta sonu, odalarına oyuncakları dökmüş düzenleme yapacaklarmış. Ve kıyafetlere dikkati çekmek isterim... Ama siz de çok şaşırıyorsunuz, taç ile de, şık bir elbise ile de yani bakımlı olarak da ev toparlanabilir ;)




Kızlar çeyizlerindeki tüm ojeleri çıkarıp "ojecilik" diye uydurma ve enteresan bir oyunu oynuyorlar. Hatta ben de bazen metazori ile eşlik ediyorum. Ada küçükken severdim bu oyunu oynardım ama artık pek de keyifle oynamıyorum itiraf ediyorum nokta kom :)




İşte her an, her durumda prenses hallerinden sadece bir kısmı...




Yooo yoooo prenses olunmaz, prenses doğulur. Parka giderken bile...





Chocolate Day için Lorin'in sınıfı için bu çikolata kaplı marshmallowları hazırladık.




Lorin'in kendini iyi hissetmediği ve erkenden okula çağrıldığım bir gün, bahçeye girince kantin kuyruğunda Ada'yı yakaladım.




Ada ve arkadaşı Furkan.




Lorin de o sırada revirde -prenses tacı ile- dinlenmekteymiş.





Bir okul çıkışı İdil, Ada, Lorin ve Ece oyun oynarken poz verin dedim..





O gün okul çıkışında annem de yakınlarda olunca buluştuk. Ve birşeyler yemek üzere bir yere gittik. Oyun alanında görülüyor Ada ve Lorin.




Ada, İdil ve Lorin ne zaman görseler sarıldıkları beden eğitimi öğretmenleri ile beraber bahçede.




Banyo sonrası Lorin kitap okurken..




Yine bir kurs günü, yine bir cumartesi okulumuzun güler yüzlü ve harika ablası Çiğdem abla ile kantinde "kantincilik" yaparken..




Kurs çıkışında Defne ve Öykü'lerle buluşup mini bir piknik yapmaya gittik.




İşte uyuyan ama pijama üstüne tül etek giyen bir Loriş..




Yine bir Ada bu belli olmaz durumu. Buzlukta, renkli buz denemeleri... Ne zaman bu buzluğa elimi atınca kıymayı bulacağım acaba? :)




Bir okul sabahı, kahvaltı halleri...



No comments: