Wednesday, June 18, 2014

Yalan



- Eğer güvenmeyi seçtiğin insanlar sana yalan söylerse? Eğer gerçekten inandığın, inanmak için hep bir şans verdiğin, kalbini sonuna kadar açtığın insanlar sana yalan söylerse? N'aparsın? Ben söyleyeyim, bu dünyanın sonu değil, bundan daha kötüsü var aslında. Bundan daha kötüsü, karşındakinin tüm yalanını ya da senden saklamaya çalıştığı şeyi, farklılaştırarak anlattığı şeyi hissetmek, net olarak bütün olanların kucağına düşmesi! Bence bana söylenen yalandan daha kötüsü onu farketmem, hissetmem. Azap duymaya başlıyorum o noktadan sonra. Keşke diyorum bilmesem, keşke diyorum görmesem, keşke diyorum söyledikleri ve yaptıkları birbirini tutsa! Peki böyle nasıl çocuk büyütülebilir? Peki böyle nasıl rahat uyur insanlar? Peki böyle nasıl devam eder her şey? Hiç bir şey olmamış gibi.... Hani bir söz var, bu dünyada yaşattığını yaşamadan gitmeyecek kimse diye. Ben o lafa inanıyorum, bu dünyada herkes bire bir yaşadığını ya da yaşattığını görecek bence. 


- İnsan neden yalan söyler? Neden yapar bunu? Karşısındakine değer vermediği için? Yaptığı şeyden çekindiği için? Ya da onu yani yalan söylediği kişiyi kaybetmemek için. Peki diyelim ki kaybetmeyi göze alamıyor, ama eğer iyi niyetliyse, eğer gerçekten karşısındakine herhangi bir şekilde hesap vermek zorunda hissettiyse onu seviyor demektir. O zaman gerek var mı?


- Peki, bir de şu var. Karşısındakini gerçekten sevmiyor olabilir? O nedenle söylemiş olabilir, o zaman daha da kötü. Bu bir nevi kullanmaya giriyor. Cümlenin gerisini tamamlamaya mecalim yok. 


- Hepimiz dahiliz buna, bence küçük de olsa yalan söylediğimiz kişinin sadece bir kaç dakika yerine koyun kendinizi. Bakın ne kadar kötü hissediyorsunuz. Bakın ne kadar fena bir şey bu. Bakın nasıl da üzüldünüz! Çok basit işte, "sana yapılmasını istemediğini, başkasına yapma!" Motto bu. Hele ki çocuklar, çocuklarımız, biz yapınca, hissetmiyor, görmüyor olabilirler mi? Olamazlar. Çünkü yalan da bir çok şey gibi, alışkanlığa döner, ciddi bağımlılık yapar...  Bu, yarın öbür gün onların da bize yalan söyleyebileceğinin işaretidir. Çünkü ne verirsen, onu alıyorsun...


- Hayata, ya da dışarıdakilere verdiğin o fotoğrafı, kazı kazan kartlarında olduğu gibi, kazısam altından çıkanları eminim görmek istemezsin. Üstelik kazanacak bir mebla da yok! Olsa bile bozuk para harcar gibi insan harcayan biri neyin kıymetini bilir ki? Çünkü bazen kazanmış görünürsün ama ebediyyen kaybettiğinin farkında değilsindir.


- Arkadaşım Seda ile insanlardan ve gölgelerinden konuştuk geçen gün. Mesela insana bakıyorsun normal duruyor, seni seviyor, değer veriyor görünüyor. Sonra onun gölgesini görüyorsun birdenbire. Siz yüzyüzesiniz ama, gölgesi sana arkasını dönmüş. İyi gözlemciyseniz, gerçekten tüm gerçekliğiyle kendinizi, hayatın kollarına bırakabiliyorsanız, kendi defolarınızı görebiliyor, bunun için kendinizi değiştirmeye çalışırken elleriniz de kanıyorsa, hisleriniz de birazcık kuvvetliyse işte o zaman başlıyorsunuz gölgenin gerisini de görmeye. İç sesleri duymaya. Size ne söylüyor ama aslında ne demek istiyor? Bütün bu kibarlığın altında neler yatıyor? Hepimiz ne kadar dürüstüz? Çocuklarımıza karşı? Arkadaşlarımıza karşı? Ya kendimize karşı? 


- Bir de enerjiler var. İnsanları buluşturan, ayrıştıran, iten ve çeken enerjiler. Bazen sebepsiz yere herhangi birinin yanındayken mutlu olursunuz, coşar, taşarsınız. Bazen de karşınızdakinin anlattıklarını dinlemeye başlarsınız ama bulunduğunuz ortamın enerjisi sizi kapkaranlık bir boşluğa çeker, yürek sıkıştıran. Böyle boğucu bir atmosferde bulursunuz kendinizi. Bu enerjinin sizi yönlendiren tınılarına kulak vermelisiniz. Kimi hep negatiftir, hayata olumsuz bakar. Ama önemli olan negatif olmaktan  çok sahteliktir. Sahte olan duygular, sahte olan söylemler ya da minik sanılan bir yalan işte ortamın enerjisini alır çeker çeker, nefes alamayacak hale getirir sizi....


- İnsanın ilişkileri onun aynasıdır. Bu ilişkilerde ne kadar ve nasıl yansıdığı ve kurduğu dengedir bana kalırsa. İnsanın çocuğuyla, eşiyle, arkadaşları ve dostlarıyla, giderek dünya ile kurduğu ilişki o kişinin toplam kalitesidir. İlişkilerinde ne kadar dürüst davranırsan, en başta kendine, o kadar kaliteli yaşarsın. Şüphesiz bütün bunların yansımaları çocuklarınız olacaktır. 

No comments: