Saturday, August 02, 2014

Tatil

Bir haftalık bir tatil yaptık. Bir kaç şey dışında güzeldi evet. Her ne kadar bir ara eve gitsek de dinlensek diye düşünsem de. Tatil, çocuklu tatil, daha çok çocuğun çevresinde dönüyor. Onlar mutlu oldukça mutlu oluyor insan. Bu sene ikisi de büyümüştü, bunu hissettim. Ve kısmen daha rahattı her şey. Ada kardeşini iyi idare etti, Lorin de ablasına ayak uydurdu. İki arkadaşa dönmüşlerdi çoktan. 



Gider gitmez ayağımızın tozu ile, kum boyama yaptı çocuklar.





İkinci gece Ada abla bir oyunda ödül kazanınca, otomatik olarak kardeş de "prenses" ödülünü aldı. Ödül ona çok uygundu, mutluluğu görülmeye değerdi.




En çok kids club ile mini discoda eğlendiler.



Bir de arkadaşımız oldu, yaşı iki kızımın tam ortasında olunca, ikisi de anlaştı Duru ile.




Tatil dönüşünde Lorin'in doğum günü idi. Ve ben hiç bir hazırlık yapmamıştım. Lorin arkadaşlarını istedi, ona tatilde olduklarını ve gelemeyeceklerini anlatmak biraz zor oldu. Ada ile apar topar bir alışveriş merkezine gidip, prensese herkes adına hediyeler aldık. Lorin'in seveceği şeyleri ablası ve ben biliyorduk ve herkes bize verdi siparişini. Bu arada Bombing, sokak eşyalarını örgü yoluyla giydirmekmiş. ilgimizi çekti ve Ada ile incelemeler yaptık :)



Prenses de evde hummalı hazırlıklar içindeymiş.



Pasta için kedi isteyince, üzerine de 6 yazdırınca 1 yaş büyümüş oldu kuzu :) Dilekler tutuldu, mumlar söndürüldü. Doğumgünü temamız (!) :P  kedi ve prenses oldu böylelikle.









Evdeki plastik kutuları boyamak için, akrilik boya ve tutkalı karıştıran büyük mucit, zihnisinir kızım Ada'ya arka tekerlek olarak eşlik eden Lorin.



Bana gelen bir kargo üzerine evde kıyamet koptu. Lorin hanım da kendisine kargo gelmediği için arıza çıkarınca, Ada abla işe koyuldu. Kardeşi için önce teneke bir çay kutusundan bir posta kutusu, ardından da kargo ile alması için hediye bir paket hazırladı.


Lorin hanım çok mutlu oldular tabi ki.



Tatilde kuzenler ile de görüşme fırsatı bulduk. Önce kuzen Hüsna ile buluştuk.




Ardından İlayda ablamız bize geldi.





Bir başka gün benimle kütüphaneye gelmek istedi Ada, Lorin ise babası ile evde kaldı. Keşke çocuklar için kütüphaneler olsa.



Lorin benim için resim yaptı, doğumgünüm için. Daha iyi bir hediye düşünemiyorum :)


Pasta ve kutlama istemedim, ama arkadaşım Özge yine de pasta getirince de çok mutlu oldum :)




Parkta, sokakta, bahçede her gördüğü kedi ve köpeğe sarılan ve seven Lorin ile köpük :)


Derken Ramazan Bayramı geldi. Çocuklar heyecan ile elbiselerini giyerek anneanne ve büyükbabanın elini öpmeye ve bayramlaşmaya gittiler.


Bir başka gün kuzenimiz Yade bize geldi ve iki gün kaldı. Ada ile ve Lorin ile çok iyi anlaştılar. Akıllı ve uyumlu bir kuzu olan Yade ile keyifli vakit geçirdik. İki kitap kurdu kitap okudular. Sonra ranzada altlı üstlü uyumadan önce yazıştılar :) O sırada prenses Lorin'e de babası kitap okumaktaydı.



Bir gün ısrarla paketlenmek isteyen Lorin'i paketlediler.


Biraz patlamış da olsa havuzda oynadılar.


Terasta iksir yapmak ise en favori işleriydi şüphesiz. Saatlerce  bir şeyleri birbirine karıştırıp durdular.



Birlikte film izlediler.


Sık sık bisiklete binmek üzere bomboş İstanbul'da, otopark sorunu olmadan kendimizi park ve bahçelere attık.



No comments: