Monday, September 15, 2014

Okul Maceramız


Tatilin son haftalarında ikisi de çok heyecanlıydı. Artık okula gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorlardı. Ada arkadaşlarını özledi, Lorin ise büyümenin verdiği güven içerisindeydi.

Dün gece biraz heyecanla erken uyumak üzere yataklarına gitseler de hemen uyuyamadılar. Çantalar, kıyafetler akşamdan hazırlandı. Lorin evde ne kadar öykü, masal kitabı varsa çantasına doldurmaya başladı. En son çanta kapanmıyordu. Sabah bir çaresine bakarız diye yattılar.

Ben uyanır ikisini uyandırırım diye planlarken, Ada ipad’in saatini 7:00'ye kurduğu için, kardeşini ve beni o uyandırdı. Yanlarına geldiğimde Ada giyinmişti ve yere oturmuş Lorin’in çantasındaki fazla kitapları çıkarıyorlardı abla kardeş. Bu işi yaparken Lorin bir kitabı Ada’nın okumasını istedi. Ada onu kırmadı. Ben süt hazırlarken mutfaktan seslerini duydum. Hemen fotoğraflarını çektim. Çünkü çok tatlılardı. Duygulandım, hatta kendi kendime dedim ki; saçmalama, sakın ağlama!




Ardından sütler içildi. Lorin’in çantasına yedek kıyafet koyacaktım, “ben koydum ve bakmanı istemiyorum!” dedi, emir büyük yerdendi, bakmadım tabi ki. 

Lorin giyindi, saçını taradım ve yola çıktık. Trafik de şansımıza sıkışık olmadığı için rahatlıkla okulumuza geldik.










Lorin kızım da artık büyümüş, hiç zorlanmadan gitti, hatta çok da istekliydi. Sınıfa bırakıp çıktım. Ada’nın sınıfında hatıra fotoğrafı çekmek üzere yanına gittikten sonra sınıftan ayrıldım.






Bugün en çok dikkatimi çeken, bütün annelerin (ben dahil) "annesi kurban olsun yavruma" bakışı idi. Adını söylese "ay ne güzel söylüyor, bak bu benim çocuk" diye yanındakini dürten anne kişileri.

Babalar ise daha bir helecansız, daha bir gerçekçi idiler. Yine biz annelerin, ağzı kulaklarında fotoğraf çekişi yok mu, bunu yazıya dökmem lazım, bu annelik virüsü insanın kanına bir girince bir daha çıkmıyor. Ben de aynı durumda fotoğraf çekerken dönüp bütün anneleri çekmek istiyorum çoğu zaman. Ayrı bir ırk gibiyiz azizim. Çocuğu sınıfına doğru sıraya geçmiş yürürken kameraya çeken annelik duygusunu başka nasıl izah edebiliriz ki?

Ve işte okullar açıldı, maraton başladı. Hem çok mutlu ve sağlıklı hem de eğlenceli bir eğitim ve öğretim yılı diliyorum bütün çocuklarımıza. Çocukları okuldayken tek özleyen anne ben değilim değil mi?

No comments: