Saturday, September 13, 2014

Okula Günler Kala...


Böyle değişik galete yeme halleri, enteresan oturma durumları, çok farklı hareketler bunlar...



Küçük Emrah'ın kulakları çınlasın mı? Sevdim mi tam severim, sildim mi bir kalemde, biz hem sevişir hem didişiriz...



Göztepe Parkı'nda bir gün...
Tırmandılar, koştular, oynadılar, donduler, sallandılar,  Lorin şarkılar söyledi... Çok mutluydular...









Sonra güneşe koştular...

Bunca oyuncak yetmedi, banklarda oynadılar.


Arkadaş ile herşeyin tadı başka... Önce taş boyadılar.


Sonra iksir yaptılar.

Oynadılar...



Monopoly oynadılar...



Anneanneye gitmek istediler.


Biraz da kardeş kardeşe monopoly.


Yazın son gunleri, terasta oturmalar...


Yorgun olsa da özleyen dayılar hemen gelir. Dayı kucağı çok guzeldir, nazlı bebelere iyi hizmet eder.


Lorin beni üzdü, sonra gitmiş kendi kendine bunu hazırlamış. O kadar tatlıydı ki, duygulandım. Bana duygulandıysan ağla diyor, sonra da ama ağladığında da kıyamıyorum...


Hamur oynamaktan hiç mi bıkmaz insan? Günde üç öğün oynasalar bıkmazlar, o derece yani... Kriz mi var, dökün önlerine hamurları, hatta oturun sizde yapın, strese birebir. Ev anında sütliman.



Alışveriş merkezlerini sevmiyorum ama market için bazen çok işe yarıyor, mecbur gidiyoruz.


Yemek yemek gerek, ayak ayak üstüne atılacak ille de...


Şu terasa çıkmak için, evde ne var ne yoksa toplayıp götüren kızlarım var. Dolayısıyla terasa çıkmak bile seramoniye dönüşüyor. Önceleri söylenirdim. Ama artık "tamam" diyorum. Ne olacak gotursunler diyorum, toplayıveririz. 




İştee bizim evin en eğlenceli aktivitesi: Kitap ayracı yapmak.



Lorin anneanneye her gidişinde, hatta bir çok yere, birden fazla çanta hazırlıyor. Bu tiyatro olabilir, sinema olabilir, arkadaş evi olabilir. Her şey olabilir. O gün de Nehir ve Eylül'ün misafiri olacaktık. Ada, Lorin'e sadece bir tane çanta hazırlamanın yolunu öğretti. Lorin "öğrendim" dedi. Çantayı sıkış tepiş ağzına kadar doldurdu. Sonra da, eline üç kitap, bir kedi, bir asa, bir oyuncak telefon aldı. "Anne yapabilmişim değil mi?" diye sordu. "Elbette" dedim. Aksi cevap ne mümkün?









Anaokulu arkadaşları Nehir ve İdil ile buluşan Ada, kardeşlerin de iyi anlaşması ile keyifli vakit geçirdiler. Lastik tokadan bileklikler yapıldı, atolye kurulmasa olmazdı bu kadar çocuk ile. Anneler de bol bol sohbet etti.





















No comments: