Thursday, September 25, 2014

Söyle Abidin- II

Bilmezsin sen Abidin her yaprağı farklı renkte olmalı çiçeklerin! Onlar asker mi söyle? Hem gövdesindeki yaprakları da yukarıdan aşağı gelmeli, sapı yukarıda olmalı. Bu çiçek rengarenk, ve dünyaya tersten bakıyor sanıyorsan yanılıyorsun Abidin! Belki ters olan biziz ne dersin? Hem o denizin üstünde bir çiçek ve yaprakları da kürekleri sandal misali...





Hiç beğendiğin kitap kapaklarını sen de çizdin mi  Abidin? Ama resme bir şeyler katmalıydın, mesela iki kolunu kaldırmalıydı senin şaşkın bakan Şirin'in.




Sen Abidin, hiç kağıdı her katını açtığında yeni bir sürpriz ile karşılaşacağı bir resim yaptın mı annene? En üstüne annenin en sevdiği renk olan mor bir kalp koydun mu söyle?


Kağıdın ilk katını açtığında önce yeşil bir eldiven giymiş el sallıyor muydu senin ağacında?


Sonra anneye mor, kendine pembe kalp çizmiş miydin, kağıt açılmaya devam ederken...


Bir sonra ki adımda, mor saçlı annesine, mor saçlı kızından pembe bir çiçek veren bir resim yaptın mı söyle?


En sonunda da, dünya tam olmasını istediğin gibi, yeşil ağaç ve pembe çiçekle dolu olsa, masmavi bir gökyüzünün altında, rüzgarla sallasa dallarını... Ve hep güneş olacak, sapsarı doğacak değil ya! İşte boya kalemlerinin kutusundan kestiğin figür de, güneş olabilir icabında, olmaz mı? Güneş değilse bile, güneşin prens oğludur belki...





Peki bu renkli kolaja ne diyorsun Abidin? Doğru soyle, sen düşünür müydün? Bu çipil çipil bakan gözler mesela pespembe bir çiçeğe ait. Her içi sevgi dolanın kırmızı bir kalbi olması şart mı sanki? 
Kafasında yeşil bir kalp var baksana. Minnie var, çoraptan mı, yoksa çantadan mı çıkmıştı etiketi bilmem. Ya o sütçü manyetesine ne demeli? Başka kim Abidin, hiç olmayacak şeyleri biraraya getirebilir ki söyle? Dünyasına, uyum, düzen, kurallar sızmamış bir çocuk yapabilir bunu ancak Abidin. Üstelik uyumsuzluğun uyumunu yakalamışsa bir de...






Bazı evler rengarenk olsun, içinin cıvıltısı dışına taşsın istemez miydin sen de, söyle Abidin!



Bazen Abidin, t-shirtünle bir örnek kağıtlar boyamalısın, farkında olmadan. Çünkü Abidin, "farkındalık" denen şey beraberinde doğallığı ve yaratıcılığı da götürür, söz konusu resimse...


Bir de bakmışsın, ahşap bir puzzle'ın resmini çiziyorsun Abidin! Peki neden, çünkü puzzle bozulduğunda elinde ipucu kalmayacak Abidin. Burada konuşturduğun resim sanatından çok pratik bakış açın. Haaa bir de yalnız kalan bütün filler sıkılırmış Abidin, arkadaş lazım yanına, arkadaşsız bir hayat olmaz ki Abidin! Belki en güzel arkadaş resimdir söyle Abidin, sence de öyle değil mi?







Söyle Abidin ilk yazısı için bi tık..

No comments: