Sunday, October 26, 2014

Geçmişin İzini Sürmek!

Fotoğraf dediğimiz şey, bir 'an'ları dondurma makinesi olduğuna göre, geçmişin, yakın, uzak bütünüyle, şimdi olmayanın izini sürmek değil de nedir? 'An'larımız, bir bir 'anı' olurken, geçmiş artık geçmiş olmaktan çıkıp, bir karede donup, bir sürü an'ın bekçisi olmaz mı hem?

Fotoğraf çekmeyi çok severim, bilenler bilir. Diğer adım da tam teşekküllü kameramanınız #cevatkelle dir. Elimden gelse, iki akıllı telefon ile gezip, sağ elimle çıt çıt fotoğraf çekerken, sol elimle de kameraya alırım bütün anları! Ben varsam, kızlarımın arkadaşlarının anneleri fotoğraf çekmez bile! Kahve içip, sohbete dalarlar, benim aklım onlarda kalsa da, çocuklarda daha da çok kaldığından, dalarım çocukların reprenkli dünyasına! 

Üniversite yıllarında da, önce zenith marka kocaman objektifli, ağırlığından boyun ağrıtan, kazulet gibi bir makinem vardı. Çingenelerin renkli dünyasını, İstanbul'un ara sokaklarını, çiçeği, böceği ama ille ve hep çocukları çekerdim. Sonra bir Nikon marka makinem oldu. Nedense boynuma fotoğraf makinesini takınca, silahını takan askere dönüyorum. Bir kendine güven, bir tamamlanma hali falan...

Peki sonra? Sonra akıllı telefonlar, bütün makinelerin pabucunu dama attı. Profesyonel fotoğrafçılar dışında kullanan çok az kişi kaldı! Hele ki baskılı fotoğraf! Resmen mazi oldu! Caanım kart baskısının yerini, bilgisayardaki soğuk, donuk belki bir daha dönüp bakılmayan, klasörler, dosyalar dolusu tozlu an'lar toplamı aldı. 

İşte, ben tam da bunları düşünürken, sevgili Yeşim Mutlu ve HP çok güzel bir davet ile çıkageldi! Bu arada çok kısa Yeşim'den bahsedeyim. Yeşim Mutlu'yu sosyal medya severler tanıyacaktır. Kendisi hem fotoğrafçı, hem anne, hem blogger ve pek çok yeteneği olan, dahası bildiğini paylaşan, enerjisi ile girdiği ortamlara neşe saçan, pozitif bir insandır. Üretken ve proje insanıdır Yeşim Mutlu. Bizde sosyal medya aracılığı ile tanıştık. İyi ki de tanıştık...



İşte, HP organizasyonluğunda, bir takım blogger anneler ile, Rahmi Koç Müzesinde, geçmişin izlerini sürecektik. Dahası, Yeşim Mutlu, nam-ı diğer, #selfiebakanı bizlere "akıllı telefonlar ile nasıl daha iyi fotoğraf çekeriz?"i anlatacaktı. Sonrasında da, müzede fotoğraflar çekecektik. Bu fotoğrafları da HP'nin printerlarında basacaktık!





Printerda basmak deyince, sıradan gibi görünüyor. Ama bu teknoloji bir harika dostum! Wi-fi ile yazıcıya direk fotoğrafınızı telefonunuzdan gönderiyorsunuz ve anında fotoğrafınız elinizde! Öyle kaliteli, öyle güzel ki renkleri! Bir daha, bir daha almak istiyorsunuz. Çok çok pratik. Evinizin rahatlığında bu denli kaliteli fotoğraflar basmak mümkün işte. Printerlar çok konforlu ve küçük, yani ofis tipi değil, ev tipi. Biz blogger anneler, doyamadık, o kadar çok fotoğraf bastırdık ki, makinelerin bir ara pes edeceklerini sandım ama etmediler. Nazımızı kaprisimizi çekip, bizlere harika "an"larımızı geri verdiler. Çok kaliteli bir baskı ile üstelik!




HP Deskjet InkAdvantage serisinden bir yazıcıyı bilgisayarınıza tanımladıktan sonra HP PhotoCreations yazılımını ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Sonrasında hem kendinizin hem de çocuklarınızın kullanabileceği harika tasarımlar yaratmak her zamankinden daha eğlenceli olacaktır.


Hem bu HP'nin fotoğraf için bazı uygulamaları var. HP’nin yaratıcılık uygulamalarından HP Photo Creations yazılımı ile fotoğraf albümü, renkli kutular, takvim, tebrik kartı gibi farklı eserleri yalnızca birkaç tuşa basarak anında oluşturabilirsiniz. Bunları eşe dosta, doğumgününe katılacağınız bir miniğe hediye edebilir, tüm an'larınızı harika renklerle dolu baskılara, capcanlı karelere çevirerek ölümsüzleştirebilirsiniz. Dahası çocuklarınız rahatlıkla tabletten ya da akıllı telefonlardan wi-fi ile fotoğraflarını printera gönderebilir, anında şahane baskılı fotoğraflara sahip olabilirsiniz.


Gelelim akıllı telefon ile nasıl güzel fotoğraf çekilir? isimli mini eğitimde öğrendiklerimize. Yeşim Mutlu notlarını bize mini birer kitapçık olarak basılı verdi aynı zamanda. İşte benim aklımda kalanlar:


- Makineyi titretmemeliymişiz. Bu nedenle iki elimizle tutmalı, dengeyi kurmalıyız, tek elle çekmemeliyiz yani.

- Işık çok önemli, fotoğrafı çekilen kişi ya da objeye arkadan değil, karşıdan gelmeli ışık. Yani çeken kişi arkasına almalı ışığı.

- Akıllı telefon ile, zoom yapmayı, yani görüntüyü yakınlaştırarak büyütmeyi (fotoğraf çekerken) önermiyor Yeşim Mutlu. Onun yerine çekeceğiniz objeye ya da manzaraya telefonunuzu yaklaştırın, siz bizzat yaklaşın diyor.

- Lensimiz temiz olmalı. Bunun için, telefonumuzun kamera kısmını parmağımızla silmeliyiz ki, net fotoğraflar çekebilelim.

- Bir akıllı telefon ile iyi fotoğraf çekip çekmediğinizi anlamak için, fotoğrafı çektikten sonra yakınlaştırın, eğer görüntü netse hala, fotoğrafınız doığru netleme ile güzel bir çekim yakalamıştır. Ama eğer bulanıklaşıyorsa, yanlış bir netleme ya da odaklama yapmışsınız demektir.

- İnstagram için fotoğraf çekerken, bazen ig karesine sığmayabiliyor. Bunun için akıllı telefonuın kare modunda çekim yapmak daha pratik oluyor. Böylece kareye fotoğrafı sığdırma derdiniz ortadan kalkıyor.

Çok güzel bir gündü. Fotoğraf çekimi ile ilgili çok şey öğrendiğim, görsel bir şölen yaşadığım, yeni arkadaşlar edindiğim, geçmişin izlerini gerçekten sürdüğüm harika bir müze ziyareti oldu. Bunlar için, Yeşim'e ve HP'ye çok teşekkür ederim... 






Bu arada yazının gölgesinde kalan Rahmi Koç Müzesi'ne mutlaka gitmeli, o mistik ve büyüleyici havayı solumalısınız. Eskide kalana ne zaman dönüş yapsam, insanlığımı bir kez daha hatırlıyorum.





Toplantıya katılan bloggerlar toplu bir fotoğraf karesinde :)

Yeşim Mutlu arşivinden

Nasıl ki, kitaplar tozlu raflarda kalmamalı okunmalı ise fotoğrafları bilgisayar içindeki klasörlere hapsetmek de büyük haksızlık. Oturup bu fotoğraflara bakmaya çalışsak, bir kaç günümüz veya belki haftamız gider herhalde. Üstelik aradığımız herhangi bir fotoğrafı bulabilmek de oldukça zor. Benim naçizane tavsiyem, günlük en güzel fotoğrafları bir güncel dosyaya atıp, fazla biriktirmeden baskılarını almak olacaktır. İster panonuza, ister buzdolabınıza asın, ister eskiden olduğu gibi albümlere koyun ya da isterseniz duvara çerçeveli, panolu kolaj yapın, ama ne olursa olsun fotoğraflarınızı ve 'an'larınızı yaşatın!

Güzel 'an'ları yakalamak ve bu güzel anlarda hapsolmak dileğiyle... Nice güzel 'an'lara ve nice güzel fotoğraflara...



Not: Bu arada Yeşim Mutlu'nun bir fotoğrafçı gözü ile bize önerdiği uygulamalar şunlar:

İnstagram Filtreleri : Amaro, Hudson

Fotoğraf Düzeltme programı: Perfect365 (puruzsuz cilt, makyaj efekti) , En basit photoshop PS Express, 

Fotoğrafları tam boyu instagram da yayınlamak için:Whitagram

Kolaj ve Video eklemek için: ClipStitch, Lipix


Ve Hp printerları ile takvim, kartpostal gibi uygulamalar için:

2 comments:

jaleceanne said...

Anları yaşatmak...Kesinlikle aynı tadı vermiyor basılanlarla ekranlardan bakılanlar. Şöyle eline alıp fotoğrafın derinliklerine dalmak gerek. Güzel yazı...hatta yazılar...o zaman Dart ödülü vereyim ben http://jaleceanne.blogspot.com.tr/2014/10/dart-odulleri-premio-dardos-sahiplerini.html
Sevgiler...

Girno said...

Çok incesin, çok teşekkür ederim :) Seni tanıdığıma çok seviniyrum. Umarım bir gün yüzyüze de tanışabiliriz, sevgilerimle...