Wednesday, October 01, 2014

Matematik ve Kardeşsel Çekişmeler

Azizim anne dediğin zat matematik bilmeli kanımca. Nedenleri niçinleri yazıda var ama önce şunu söyleyeyim, eğer terrıbıl tuuuu nuz taze bittiyse sevinmeyin, yaş 5 olunca da "dencırıs fayf " var şimdiden söyleyeyim. Heee bir de ne zaman başladığı bilinmeyen "hırçın ergenyus" var ki o da evlere şenlik. 


Geçen sene bilenler bilir, Ada'yı ve özellikle de Lorin'i uyandırıp, giydirip, yedirip içirip okula gitmek üzere, evden çıkarabilmek, deveye hendek atlatmaktan ya da ne biliyim balığın sırtındaki pulları saymaktan zordu. Balık nereden mi aklıma geldi, aaah annelik işte, bünyede bir garip yaratıcılık vuku buluyor. Geçen yıl Lorin kızım evden çıkmak istemez ve olmadık şeyler yapardı. Aslında okula gitmek istemediğini bilirdik, o da gitmek zorunda olduğunu bilirdi. Ama söyleyemezdi, acısını bizden çok güzel çıkarırdı. Ada kızım da okula saatinde bir türlü gidemezdi. Mesela tam kapıdan çıkacakken, oyuncak kedilerinden hangisini seçeceğine karar veremediğini söylerdi ya da yine tam çıkacakken "bi bakıyım TV de hangi çizgifilm var" derdi, ya da "tuvalete gidicem" derdi, evden çıkışı sancılı bir süreç olurdu. Bazen "okul kıyafetimi çıkar, güzel değil ben başka kıyafet giyeceğim", "saçımın örgüsü güzel değil, tostumu bitirmeden çıkmam" gibi çeşit çeşit sinir zıplatıcı bahaneler sıra sıra dizilirdi. Aman diyim, hepsi tuzak, bir başlarsanız inatlaşmaya, vay halinize, vaylar halinize. Zira o gün hiç bitmez, o zaman hiç geçmez ve Lorin okula gitmez olurdu. Bir şey diyemeden el mahkum, bekleşirdik kapıda acınacak haldeki ben ve Ada. Bazen kapının önüne götürmek istediği çantalardan ve oyuncaklardan yığınlar oluşurdu. Ada gerilir, ben sinirimi içimde tutmanın yollarını ararım, patlamak üzere yola çıkarız. Lorin ile anlaşmanın yolu (belki bir çok çocukla), kriz çıktığı an bunu ona söylememek,  sabretmek. Ortam sakinleşince konuşmak. Ben de eve dönünce Lorin'i karşıma alıp, kısa ve basit bir kaç cümle ile anlatırdım. Lorin çoğu kez boynuma sarılıp, özür dilerdi. O'nun asla duyarsız bir çocuk olmadığını görmek beni hep rahatlattı ve daha da sabırlı olmamı sağladı. 

Bu yıl ise, durum farklı. Lorin herşeyin daha bir farkında, okula sorumluluğunun farkında olarak gidiyor. Yine de her sabah farklı bir durum yaşamıyor değiliz. Yalnız bu sefer ki "durum"lar, okula gitme isteksizliği değil. Aksine abla kardeş saat kurup, vaktinde kalkıp, hazırlanıp, kahvaltı edip, erkence gitmek istiyorlar. Bu kez durumlar, "kardeşsel" çekişmeler. Önce süt yarışı, "önce kim içecek?", ben, hayır ben! Ardından daha merdivenden inerken "önde ben olacağım" kavgası! Arabaya binerken bile bir olay. Koltuklardan birinin arkasında bir zamazingo var, işte o telefonmuş. "O tarafa kim oturacak, dün sen oturdun, hayır ben!"  kavgası. Amaaaa en güzeli de camlarını açmak isteyince, ben de her ikisini de yarım açınca, "onun ki benden daha çok açık" kavgası var. Takdir edersiniz ki, hem arabayı kullanıp, hem de arkada ki iki camı milimi milimine eşit açabilmek her babayiğidin harcı değil. İşte matematik bilgimi konuşturdum ya, ölsem de gam yemem. Yalnız uzmanlık alanımı daha da bir geliştirdim. Bu sabah olan olayı gerçekten ilk kez yaşadım. Neyse ki matematik bilgim iyidir de, oradan yırtıyorum. Hem "aaayyyy canııımmm, o kadar okudun da çalışmıyo musun halaaaa, çok kızıyorum böyle gençlere" diyen teyzelere duyurulur (yazar bu duruma gıcık olmaktadır, kendisi sanki çocuklarına bakmayı seçerek kolayı seçmiştir, yanıp tutuşmaktadır oysa çalışmak için). İşte teyzecim benim bu matematik bilgim çoook işime yarıyor. Efendim anlatayım; 







Sabah arabanın camları buğu içindeydi. Ada Lorin'e her ikisinin camlarına yuvarlak bir daire kadar açmayı ve dışarıyı o dairenin içinden izlemeyi önerdiydi.. Sevgili Lorin kızım önce kabul etti. Ben arabada Ada'nın arka camlara yuvarlak çizmesini bekliyorum heyhat! Ada işini bitirdi, arabaya oturdu, Lorin bağırmaya başladı, tam yola çıkacakken! Benim dairem senin dairenden küçük oldu! Arabayı tam hareket ettirecekken, Lorin ineceğini buyurdu. Çaresiz indim arabadan, çocuk kilidi olan kapısını açtım, eşit bir daire yapana kadar bekledim, olmadı. Kendi dairesi daha büyük olunca, Ada'nın dairesini büyütmek zorunda kaldım. Çap, çevre açı, merkez açı bilgileri nasıl işime yaradı anlatamam. Logaritma kullanacağım günleri bekliyorum heyecanla! Bence "tam ergenyus" döneminde o benim logaritmamı, integralimi türevimi alacak! Çok heyecanlıyım a dostlar!




Valla bakmayın siz, instagramda, feyisbukta güzelim gülümseyen cicili, bicili pozlara. Fotoğraf çekimi bittiği anda, "yavrrıııııııımmmmmmm, yapmaaaaağğğ" diye yırtınarak bağıran, "evladım yemeyin birbirinizi" diye çemkiren anne kişileri var gerçek hayatta. Tıpkı, müziği görünce kavgayı bırakıp dans eden Romanlar gibi, alıştı bu yeni nesil çocukları, x miydi, y miydi heh işte o nesil!. Anne fotoğraf çekince, gülümseyip, çekim bitince, kaldığı yerden terıbıl (her yaş) ve ön ergenyus olmaya devam ediyollar, benden söylemesi!





2 comments:

sebuş said...

Çok tatlısınız! en çokta sen logaritmasını sevdiğim:)
o çekişmeler yaş büyüdükçe dozu artacak yaş ilerledikçe ne diyor şimdiki gençler hıh "atarlanma" lar hızlanacak:)) ama sen eminim o durumlarında şimdi olduğu gibi üstesinden geleceksin..
öperim seni ve bıdıkları

Girno said...

Sebuuuuuşş <3 sen ve kızlarınla kurduğun iletişimi çok seviyorum ben. Senden püf noktaları ve ipuçları bekliyorum ;)