Thursday, December 25, 2014

İtiraf


Son günlerde Lorin okula gitmemek için elinden geleni yapıyor. Aslında okulunu çok seviyor. Bunu onu almaya gittiğimde neşesinden, heyecanından gözlemleyebiliyorum. Ayrıca öğretmeni de (çok güvendiğim, bu mesleğin hakkını veren, harika bir öğretmeni var) gün içinde herhangi bir sorun yaşamadıklarını söylüyor. Ama Lorin, istisnasız her sabah, şansını en azından bir iki kez denemekten asla vazgeçmiyor.  Hatta, çoğu zaman akşamdan başlıyor zemin hazırlamaya. Tam yatağa girmiş uyuyacakken,
 
- Annneeee, yarın karnım ağrıyacak! Eğer ağrırsa okula gitmesem olur mu?
 
ya da sabah:
 
Lorin: Annee, bugün okula gitmesem!
Ben: Neden Lorin?
Lorin: Karnım ağrıyor, ama açlık ağrıması değil. Midem de bulanıyor!
Ben: Doktora gidelim Lorin? (anne deneme yapıyor, Lorin gerçekten hasta mı anlamaya çalışıyor!)
Doktoruna hayran olan Lorin hemen cevap veriyor:
Lorin: Pembe tül eteğimi giyeyim o zaman!
Ben: Lorin hani hastaydın? Pembe eteğini düşünebiliyorsun!
Lorin: Prensesler doktora gidince bile şık olur anne!
Anne: Ama bir şartım var Lorin, eğer Doktorumuz derse ki, Lorin'in hiç bir şeyi yok, okula gideceğiz tamam mı? Eğer böyle ise gidelim kabul!
Lorin: Anne doktora gitmekten vazgeçtim
 
 deyip, konuyu ustalıkla değiştirip, tıpış tıpış okula gidiyor.
 

 
 
 
Yine dün sabah benzer diyalogları yaşadık. Bazen onun bu isteksizliği beni çok üzüyor, yıldırıyor. Bazen "annece" bir tavırla, kıyamayıp "gitmeeee yavrıııııımmmmm" diye boynuna sarılasım, içime sokasım geliyor. Hemen bu fikrimden vazgeçiyorum. Ama yine de çok üzülüyor, bunalıyorum. Böyle kötü hissettiğim bir sabah, Lorin'e şöyle dedim:
 
- Lorin çok üzülüyorum. Neden bunu bana yaıyorsun? dedim.
 
Aldığım cevabı gerçekten duymak istiyor musunuz? Şöyle cevap verdi Lorin hanım:
 
- Anne, bunu sana geçen yıl yapıyordum. Bu yıl yapmıyorum! Hem gerçekten karnım ağrıyor benim.
 
Valla en yanık arabesk müzikleri dinleyip, kendimi yollara, dağlara, taşlara vurasım var!  Neye yanayım bilmiyorum! Bir yıl sonra gelen, benim burnumdan getirdiği geçen senemi hatırlatmasına ve bana yaptıklarını itiraf etmesine mi, bunları bilinçli yapıyor olmasına mı, bu yıl hala bıkıp usanmadan, neredeyse birinci dönem bitecekken bunu yapmasına mı, yoksa itirafı yaparken bile, ısrarla, inatla "ama benim gerçekten karnım ağrıyor" deyip vazgeçmemesine mi bilmiyorum! Haaaa asıl yanacağım canalıcı bir nokta daha var: Hayat yolu uzun ve Lorin daha beş yaşında! Nasıl başa çıkarım ben bu Lorin ile a dostlar???
 
 
 
 

2 comments:

Gülşah önen said...

çok tanıdık diyaloglar bunlar :)ikokul 1 e başlayınca karın ağrıları geçti şükür bizde :) darısı başınıza artık

Girno said...

umarım bizde de geçer o zaman :) sevgilerimle...