Thursday, December 04, 2014

Merhaba Aralık

Doğrusunu söylemek gerekirse, sabrımın en tükendiği, en zorlandığım ve gerçekten o an hemen olsun bitsin istediğim an "uyku" vaktidir. Çocukların uyku saatlerini bebekliklerinden beri önemsedim ve bunun içi,n çabaladım. Ne olursa olsun erken yatmalarının onlar için çok daha sağlıklı olacağına inandım. Hem okuduğum uzmanlar, gece uykusunun çok önemli olduğunu söylüyordu ve hem de ben anne-babanın da kafa dinleme saati olması gerektiğini düşünüyordum. Hele bir de akşam saatlerinde bol entrikalı dizilere maruz kalan çocukların olması bana doğru gelmiyordu. Yani bana kalırsa, çocuğun erken yatıp, (anneyi uykusuz bıraksa da) erken kalkanı makbul! O nedenle ve günün de yorgunluğundan olacak, uyku saatleri tahammülümün en az olduğu saatler. 

Kızlarım büyüdükçe uyku saatlerini geciktirir oldular. İşte Lorin yatağından kaplumbağa modunda Cin Ali kitaplarındaki soruları cevaplıyor. Cin Ali ile ilgili duygularımı okumayan var mı peki?




Ada ve çok yakın arkadaşı İpek! Sınıfta derse girmeden önce yakaladım onları.


Apartmanımızın minicik bahçesinden bir kare! Farklı açılardan çektim. Hayat belki de farklı açılardan bakabilmek ya da açı farkına saygı duymaktır. Belki hayat sadece bambaşka bakış açılarının olduğunu, olabileceğini kabul etmektir. Belki de bütün hayatımızı yönlendiren "bakış açımız" dır. 
Neredeyse boyu kadar şişeden su içmeye bayılanlar var!



İşte Ada'dan uyduruk bir oyun. Bir zar yaparsın, kağıtları minik dikdörtgenler olarak kesersin, boyarsın renk renk ve bir de çark yaptın mı tamamdır. Zarı attın, gelen sayı örneğin 2 ise ve 2 nin rengi tururncu ise hemen iki turuncu kağıt alıyorsun. Kağıdı çok olan kazanır :) Ada uydurdu ve Lorin'in yardımıyla beraber yaptılar. 




Onlar için, ranza üzerinde bir şeyler yazmak da, uyku saatlerinden çalmak da çok zevkli!



Ada ve arkadaşları okulda kar küresi yaptılar. Tarifi veriyorum, çok basit. Bir kavanoza silikon ile seçtiğiniz bir figürü yapıştırıyorsunuz. Kuruduktan sonra kavanoza su doldurup, simler koyuyorsunuz. İşte kar küreniz hazır, hemi de hommeyt hemi de organik :) Ve bu olayı bir ev atölyesine çevirebilmek için, bir de silikon tabancası aldık, durur muyuz?






İşte yine klasik kapı önlerinde sabah okula gitme pozumuz.



Lorin hanım öksürük illetine kapılınca ve keyfi de olmayınca evde kalacaktı. Biz de Ada'yı bıraktıktan sonra beraber kahvaltı yapmaya gittik. Kahvaltı öncesi bir doz resim yaptı Lorin. ÇİĞDEM ablayı yaptı ve ismini de aynen böyle yazmış: ÇİDEM!




Kahvaltıdan sonra eve geldik ve  puzzle yaptık. Yalnız bir püf noktası var olayın, minnie li taç takmadan, minnie li puzzle yapılmaz!



Puzzle dan sonra Ada'yı almaya gittik. Gördüğünüz gibi ispatıdır! Lorin sadece okula gidip ablasını alıp gelecekken bile çanta hazırlamadan yapamıyor. 


Selçuk Erdem ve Erdil Yaşaroğlu Türkiye'de bir ilk yaparak, 7-12 yaş için üretilmiş, Türkiye'nin ilk mizah dergisi Süper Penguen'in tanıtımı için, Madagaskar Penguenleri filminin ön gösterimine davet edildik. Film çok keyifliydi, büyüklerin de sıkılmadan izleyebilecekleri bir film. Ama dergiyi anlatamam! Yaşamak gerekir :) Alın okuyun bence, çocuklarınız elinden düşüremez. O kadar güzel yani. Biz abone olduk, ikinci sayı çıktı bile...



 
 
Okulda drama dersinde kullanılmak üzere çoraptan kukla yaptık Lorin ile. Aslında dikim işi olduğu için çoğunu ben yaptım. O da seçimleri yaptı. Gözlerini çok beğendik. Önce düğme diktik, sonra da silikon tabancası ile oynar göz taktık.  Adı da "Pırtık" oldu.
 
 
 
Lorin ve Müzik öğretmeni. Lorin öğretmenini çok seviyor. Ben de gözleri parıldayan ve bir çocuğun sevgisine sahte karşılık vermeyen öğretmenleri daha doğrusu insanları çok seviyorum. Çocukların hayatında böyle samimi öğretmenlerinin olabilmesi gerçekten çok önemli. 




Lorin hanım karşı komşuya giderken görülüyor fotoğrafta. Sadece beş adım sonra orada olacak ve sadece  kahve içmeye davet edildiğimiz o sıcak ve tatlı eve elinde
tüm çeyizi ile gidiyor. Taşıyamadıklarını da marabası olarak ben taşıyorum. Fotoğrafta görünmeyen bir çantası daha var. Sol tarafına asıl. İki çanta, puzzle, kitaplar, resim defterleri ve daha neler neler...




Ada'nın anasınıfı arkadaşları ile buluştuk.  Arkadaşım Gökçe ressam olunca ve atölyesi de varsa, hemen çocuklara atölye masası kurabilir. Çocuklar çok büyük bir keyifle resimler yaptılar, mutlulukla oynadılar.





 


Bu kediyi Lorin çizdi. Cemre'ye de not yazmış, sakın silme diye. Ben de çok beğendim ve hemen fotoğrafını çektim.


Ada her daim çok istediği Ebru kursuna nihayet başladı. Çok büyük keyif alıyor gerçekten. Şimdi daha iyilerini yapıyor, bu da acemi bir "Ebru"cu olarak hiç fena değil. O damarlar dışındaki yoğun beyazlık ise kağıdın kat hatasından olmuş.


Resim yapmayı ve masa başı aktivitelerini çok seviyorlar Ada ve Lorin. Bazen biri öğretmen oluyor, diğeri öğrenci. Bazen de atölyeleri olan iki kardeş :)


Gece uyurken kitap okuyorlar genelde. Lorin de ablasının yatağına çıkmaya bayılıyor.






No comments: