Thursday, January 08, 2015

İnstagramYA

Aaaahhhh instagram! Güne seninle başlamak vacip oldu. Eline kahvesini alan, çekmeden, yayınlamadan yapamaz oldu. Hatta bekleşir olduk, bu sabah kahveli, çaylı fotoğrafı gecikti falanca kişinin. Ne olmuş ola ki? Dur dur, eli kulağındadır şincik, ne olmuşsa paylaşıverir en şiirsel ifade ve en acıklı fotoğrafıyla! Her buluşmanın, kendini sohbete vermeyip, aklı fikri fotoğrafta olanı, "dur dur yemeden bir çekeyim" diyeni olmazsa ig ahalisi ne edecek gayrı? Anbean fotoğraf bekleyen adeta fotoğraf ile beslenen bir takım ig nöbetçileri var. Ki bunlar zaman zaman yer değiştirirler. Bazen paylaşan olurlar, bazen bu 'an'lardan beslenen! Bir ortak nokta vardır ki, herkes mutludur, bütün çocuklar uslu, bütün yemekler fotoğraflık, bütün anneler ilgili, herkes fotoğrafçı, bütün kadınlar hamarattır. Oysa "İnstagramya" bir hayal ülkesi ya da olsa olsa bir ilizyondur. Öyle ya, bana gelen bir çok mesajda, iki kızımın nasıl da iyi anlaştıklarını, her daim onları masa başına oturtarak bir nevi işkence yaptığımı düşünenler var. Kimisi açıklıkla eleştiri yaparken kimisi de inceden inceye dokundurur, taşlar, iğneler. "Çocuklara bir rahat ver!" "Hep mi masa başındalar!" "Ayyhh hayattan zevk alamıyorlar, yazıııııkkkkk!" "Hiç mi kavga etmiyorlar?"


 
 


 
Aaaaaahh sevgili sosyal medya müdavimi şahsiyet, aaaah sevgili fotoğraf karelerini gerçek hayat ile karıştıran arkadaşım! Hayat bu donmuş ig karelerindeki gibi olabilir mi allasen? Eşyanın tabiatına aykırı bikerem! Bu çocukları daha doğrusu hangi çocuğu 24 saat masa başında tutabiliriz? Hiç mi arıza çıkarmıyor, hiç mi kavga etmiyor? Hiç mi küsmüyor, bağırıp çağırmıyor? Hiç mi sıkılmıyor? Ve Hiç mi ağlamıyor? Yani, bu çocuklar film karelerinden fırlamadılar ve ben de Calliou'nun ya da şu bizim Pepe'nin annesi değilim. Bir ön ergenyus ve bir arka tekerlek formundaki prenses kılıklı ile sorun yaşamama ihtimalim var mıdır? Hem de kavga dediğin şey hem insanlığın, hem de kardeşliğin raconunda var ayol! Hepsi bizim evde de var ziyadesiyle hem de. Gökten zembille inmedilerse, e bunlar da birer çocuk! Fotoğrafların arkasındaki, bağırış çağırışları anlatmayayım, tüm anneler bilir. Bilmeyenler de zavallı bir fotoğraf karesinden psikolojik ve hayatsal çıkarımlar, pedagojik saptamalar yapmasın bir zahmet! Hayat instagramda bir an'lık donan kareler toplamı değil maalesef! Zaten iyi ki de değil! Çok sıkıcı olmaz mıydı? İg olsa olsa, hayata biraz renk katabilir, ilham verebilir, fikir verebilir ve bir de bir çok anneye "yalnız değilim" hissini hatırlatabilir.
 
İnstagramya arka fondaki müziği, hayatın en güzel anlarının sıralandığı iyi bir Hollywood filmi gibidir. Kimse Holywood'da gerçekten yaşanmadığını bilir. Biz de unutmayalım ki, İnstagramya bir hayal ülkesi ya da olsa olsa bir ilizyonlar toplamı olabilir ancak. Ya abartmayalım işte ya, altı üstü bir instagram yaaa!!!
 

 

No comments: