Monday, February 02, 2015

İyi ki Varsın, Öykü Ada'm

Bazen gücüm tükeniyor, bazen duvarlara toslamaktan yüzüm gözüm şişiyor, bazen kafam karmakarışık oluyor, sen belirince güçleniyorum,

Bazen mutlulukla çarpıyor yüreğim, neşeme neşe katışını, hayatı algılamaya çalışırken minik ellerinle ve yüreğinle bana yol gösterişini şaşkınlıkla izliyorum,

Bizim Öykü'müzü seninle yazarken, hayat Öykü'mün aslında en anlamlı sayfasını sen hayatıma girdiğin o gün açtığımı görünce, benliğimi bir sıcaklık kaplıyor, 

Kardeşin ile iletişime geçemediğim anlarda, seninle bakışmamız ile, ustaca olayı kavrayıp, en korumacı halinle, minik anneliğine, onu incitmeden çözüm üretmene hayranlık besliyorum ve hatta senin kardeşin olmak istiyorum güzel abla, 

Öğretmenlerinden yardımseverliğini, adaletli tavırlarını, bazen saygılı çekingenliğini duyduğumda gurur duyuyorum,

Seninle çocuklaşıp, seninle büyüyüp, seninle hayata çelme takıp, seninle gökkuşağına kulaç atıp, seninle her şeyi tatma duygusuyla kıvranıyorum, tüm anlarına tanık olmak, büyüdüğünü izlemek, senden her gün yepyeni şeyler öğrenmek için sabırsızlanıyorum,

Buzluğa koyduğun, bazen (birleşirler umuduyla) silgi rendeleri, bazen bulaşık makinesi tableti, bazen ispirto kalemlerden elde ettiğin renkli sular, buz kalıplarımı mahvetse de, seninle hayat çok heyecanlı!

Kardeşinle çocuklaşıp, onun oyunlarına cıvıltıyla eşlik edip, benim yanımda aniden olgunlaşmana hayranlık besliyorum, 

Bazen ben o güne dönmek istiyorum. Halıları kaldırıp evde küp oyuncakları paten yapıp katıla katıla güldüğümüz o güne dönmek istiyorum,
Bazen sinirlerime hakim olamadığım anlarda, kardeşine çok kızıp kontrolü kaybetmeye, sabrımı tüketmeye başlamışken, "Sadece beş yaşında anne! Beş!" diyerek beni sarsıp, anneliğimi hatırlatan da sensin kuzum!

Hatalı yanlarımla yüzleştiren minik terapistim benim!

İşte bu yüzden kardeşin sana hayran! İşte bu yüzden yanıbaşımda duran harika bir rol-modelsin! İşte bu yüzden aramız açıldığında, seni her daim haklı gören ve ben söylemediğim halde, seni mutlu etmek için  "Ada'cım annem senden özür diliyormuş" diyen bir kardeşin var! İşte bu yüzden ikinci kez anne olmak seninle çok güzel!

"Annelerden bir şey saklanmaz" dedim diye, önemli şeyleri söylemene ve söyleyemediğinde kıvranmana, dürüstlüğüne bayılıyorum kuzum,

Birileri anlatsa, abartılı bulacağım her duyguyu bana yaşatıyorsun. Sana sayfalarca yazabilirim. Durmadan yazabilirim, içime akıttığın duygu seli bana bunu yaptırabilecek güce de sahip. 10 yaşına geldiğine inanamıyorum. 10 yılda bana öğrettiklerine, yaşattıklarına inanamıyorum.

Lorin'in ağlayan arkadaşına "bebek gibi ağlıyosun" dedikleri için, "bazen büyükleri anlamıyorum anne, böyle söylemek yanlış değil mi?" diyen de sensin kuzum.

Henüz dört yaşında iken elimi tutup, dışarı çıktığımız günlerde, elimden hiç kaybolmasını istemediğim o sıcaklıkla yaşıyorum. Ay dede bizi takip ederken, keyifle sohbet edip, dönüp dönüp ay'ı kontrol edişini, uzun kirpiklerinle hayranlıkla gökyüzünü izlediğini unutmuyorum. Biz yine ay ışığıyla yürüyüşler yapalım, sen bana sürekli sorular sor, hiç durmadan heyecanla konuş kızım, elimi hiç bırakma.

Annelik, öyle güçlü bir duygu ki, hep diyorum, herşeyi yıkmaya ve yeniden yapmaya gücün hep oluyor. İşte bu gücü bana veren sensin kızım. Bir çocuk doğarken bir anneyi doğurur ya, asıl doğurgan olan sensin canım kızım!

Nice on'lara kızım,
İyi ki doğdun, iyi ki varsın,
Sen benim en anlamlı Öykü'm,
Her daim sığındığım Ada'msın.


















No comments: