Monday, May 18, 2015

Bazı Sabahlar


Ev yapımı herşeyin tadı başka. İşte bir sihirli değnek! Onca para verip dışarıdan aldıkların mı, yoksa bu naif ve sevimli olan mı? Baksana, nasıl da vakur! Sanırsın boyuna posuna bakmadan, tüm dileklerini gerçekleştirecek kudrette!




Keşke yürüdükleri tüm yolları görebilsem, her daim arkalarında olsam. Onlar farketmeden neler yaşıyorlar bilsem...


Bir pazar günü, bale dersi çıkışında, Ada'ya t-shirt almak için bir mağazaya girip, bu iki kafadara etek, blüz ve ayakkabı almak...


Bizim evde, renklerin gücü, boyaların tılsımı ve resim yapmanın zevki paha biçilemez...



Okula giderken. O yolların dili olsa da konuşsa.


Okulun girişindeki bu atlı karınca maketine bayılıyorum. İçime yaşama sevinci doluyor, bir de çocuk cıvıltısı...


Öykü ve Defne hanımlar evimize gelirse, keyfimize diyecek olmaz...






Bazı sabahlar birimiz biraz agresif olabiliriz...


Mandala boyamak terapi gibi adeta..



Park eğlencesi hep en güzeli.



Partaki ağaç da adeta, boynunu yerlere kadar eğmiş ki, çocuklar cıvıltıyla üzerine çıkabilsin diye.


Bazı sabahlar içimizden biri daha komik ve eğlenceli olabilir ve hayatı ti'ye alabilir.

Değişik ülke kostümlerinden giyinmek gerekirse, Lorin de İspanyol olur. Bu kıyafeti anneannemiz almıştı bir ara. Lorin'in favori kıyafeti oldu çıktı.



İşte yine Lorin'in bir diğer yakın arkadaşı Beril hanım. Planları, projeleri hiç bitmez bu ikisinin. Kimi gün anlaşamazlar ama, beş dakika içinde yeni bir oyun kurup, arkamızı dönmeye fırsat kalmadan olayı unuturlar. Bazen ayrılmak zorunda kaldıklarında birisi (çoğu zaman Beril) ağlamaya başlar. Anneler bunu hiç anlamaz, zira okulda aynı sınıftadırlar, yetmezmiş gibi sık sık görüşürler. Ama bunlar yetmez ki bu iki moda deyimiyle "kanka"ya :)


İşte spor ve şık stayla ;)


Markette alışveriş yaparken ben, ablası ile bu arabada dolaşan Lorin'i uzaktan çektim. İkisi bir oyun kurmuş, çoktan kendilerini kaptırmışlardı bile. Çocuk olmak demek, her daim, her mekanda oyun  kurmak ve hiç bir şeyi takmadan oynamak demek!


Defne ve Lorin daha okula falan gitmeden önce, anneleri tarafından kurulan "evde oyun grubu" ile biraraya gelmeye başladılar. Anneler sohbet ederken, aynı yaşlardaki çocuklar da biraraya gelerek oyun oynarlar, işte budur evde oyun grubu. Ada ve Öykü ise, sınıf arkadaşlığından sonra, okulları ayrılsa da kopmadılar. İşte bu dörtlü harika filmler çekiyorlar, oyunlar oynuyorlar, sırlar paylaşıyorlar.



Zürih'ten İstanbul'a bir kaç günlüğüne ziyarete gelen arkadaşım Hülya ve tatlı kızı Süreyya ile buluştuk bir de. Kuzuları sinemaya bırakıp, kahve kaçamağı yaptık. 



O gün alışveriş merkezinde Lorin hanım çocuklar için olan deneme parkurunda araba kullandı, ehliyet aldı. 


Baba eve dönünce bir de mutluluk vardı ki, sormayın...


Bisiklet mevsimi açılışını yaptık. Kızların en sevdiği şeylerden biri de bisiklete binmek. Sonra ara verip çimenlerde oturup mini bir piknik yapmak. 


Babalar kaydıraktan kaymalı ki, eğlencenin keyfi daha da çok çıksın.



No comments: