Sunday, May 17, 2015

Sanal Günce


Bazı arkadaşlıklar, hastalıktan ve sıkıntıdan patladığın anlarda, yanına çağıran, sana elini uzatan, şifa olandır bir de...



İşte o zaman canlanırsın, duvarlara tırmanırsın, neşeli pozlar verirsin. Hastalığa çelme takarsın...


Daltonları oluşturdun mu bir de, kimse başaramaz seni yıkmayı işte...


Lorin kızım evdeki çiçeklerden buket yapmış bana. Buketi sardığı kağıda da resim yapıp sticker yapıştırmış.




Lorin'in resimlerinde en çok kirpikleri seviyorum. Uzun, upuzun sürmeli kirpikler...



Bir pardon iki kız annesi bir annenin çantasından çıkanlar...


Bir de Lorin varmış, süslü mü süslüymüş, takılara bayılırmış. Bu merakını da annesine göre, anneanne genlerinden almış.



Bir okul çıkışı parkta eğlencenin en güzeli...



Sonra "kendi lolyuncağımı tasarlayacağım" akımına uyup, "build a bear" yapmak için Capitol yolunu tutmalar var.



Sonra her yere bu sevimli ayıcıkları taşımalar var.





Öykü-Defne ikilisine misafir olup, Zerrin'in harika pankeklerini yemek, arkadaş oyunları ve harika vakit geçirmek var.




Babamız gidince elele uyuyan kardeş ve abla var. Beni ağlatacak sahneler hep bunlar...




Bir sabah kahvaltısı. Anneler buluşması. Çocuklar da okulu kırıp beraber oynarsa...




No comments: