Saturday, September 05, 2015

Mini Bir Ankara Gezisi


Bazı günlerin huzuru bu fotoğrafta saklı gibidir. Kitaplar, kırtasiye malzemeleri, etkinlik yapmak üzere bir çocuk. Hayatı burada dondurmak isterim. Bu kareye kilitlenmek, kızımla bu anda kalmak. 




Kitap okumalar, bu işi çok sevmeler.. 


Dayılar, anneanneler, büyükbabalar ile minik bir Ankara seyahati için hızlı trene bindi Lorin ve Ada ilk kez. Ve çok sevdiler.








Kuzenimin kızı Güneş ile bebekken tanışmışlardı kızlar. Şimdi bir kez daha görüştüler ve çok iyi anlaştılar.



Ankara'da keşfedecek çok şey vardı.





Gezimize elbette Anıtkabir ile başladık. Ben çocuklardan çok heyecanlıydım. Hem onlar adına, hem de kendi adıma, çünkü ben de görmemiştim henüz Anıtkabir'i. 






Sonraki durağımız, hepimizin çok etkilendiği Ulucanlar Cezaevi. Kimler gelmiş, kimler geçmiş :( Cezaevini gezerken, neden suçlu olduklarını anlatmak zor oldu. Ada düşünce suçunu bir türlü anlayamadı. Daha doğrusu anladı ama kabul edemedi, inanamadı. 





Bir sonraki durağımız ise Rahmi Koç Müzesiydi. Gerçekten çok beğendik. 




Güneş'in minik kardeşi Ezel kuzusunu gördük bir de. Öyle pamuk, öyle güzel ki, koklamaya doyamadık.








Kuğulu Park'ı da çok merak ediyorduk. Oraya da gidebildik.



Gezemediğimiz diğer yerleri de bir sonraki seyahatimize saklayarak geri dönüş yoluna koyulduk. Hızlı trene bindik. Trende kedi çizmeye başladı Lorin.





Bir de arkadaş bulup, Lorin ve minik arkadaşı trende dans etmesinler mi? Etsinler, etsinler, çocuk dünyasının bütün coşkusunu yaşasınlar.




Evim evim, güzel evim.







No comments: