Friday, September 11, 2015

Stres

Bugün okulumuzun ilk günü idi. Lorin malumunuz birinci sınıfa başlıyor. Normalde, bugün oryantasyondu ve önümüzdeki pazartesi günü açılacaktı okul ama tatil dolayısıyla iki hafta sonra kavuşacağız okulumuza. 

Dün gece evde hummalı bir hazırlık vardı. beşinci sınıfa (artık ortaokul sayılıyor) başlayacak olan Ada da danışman öğretmeni ile tanışacağı için çok heyecanlıydı. Hele Lorin! O yüzünün ve minik ellerinin halini görmeliydiniz! Altı üstü bir tanışma olacaktı ve herhangi biri için küçük ama Lorin için büyük ve önemli bir adımdı. Kolay değil artık 1. sınıfa başlıyordu. Kendi deyimiyle, "teneffüslere çıkacaktı, normal okuldakiler gibi!" Büyük bir özenle, heyecanla hazırladığı çantasında; mp3'ten not defterine, boya kalemlerinden resim defterine, minik oyuncaklardan simli kalemlere kadar geniş yelpazeli bir okul hazırlığı malzemesi vardı :) Lorin kıyafetini de akşamdan hazırladı, heyecandan uyuyamadı, sabah erkenden uyandı, evde kahvaltı yapmayı kabul etmedi, pastaneden poğaça ve süt alarak okulun yolunu tuttuk. Heyecanın mide bulantısı olarak ortaya çıkmasının ardından, kendimizi okulda bulduk. İlk gelen kişilerdik. Arkadaşlarımız geldi, tanışmaydı, velilere sunumdu derken keyifli bir günü tamamladık. 

Öğretmenimizi çok sevdik, okulumuz zaten artık alıştığımız, evimiz gibi olan bir ortam. Arkadaşlarla oyun falan derken dönüş yoluna geçtik. Eve varmak üzereyken Lorin o çok özene bezene hazırladığı çantasını okulda unuttuğunu hatırladı.

Ben de 
"İlahi Lorin, yani nasıl unutursun?" dedim. Cevap gecikmedi. 
Lorin;
"Çocuğum ben, çocuk! Sen hiç çocuk olmadın mı? Hiç bir yerde bir şey unutmadın mı? Üstelik ben stresliyim, bugün ilk günüm, beni neden anlamıyorsun anne?" dedi.

Ağzımın payını almıştım, aslında almamış olmalıyım ki, arabadan inerken, camı kapatmayı unutan Lorin'i bir kez daha uyarma gafletinde bulundum. Merkezi kilit bozuk olduğu için, arabaya geri dönüp kilitlemek zorunda kaldım. Lorin yine "bugünün stresinden böyle olduğunu ve benim anlayışsız olduğumu" söyledi. İşin ilginç tarafı, gün bitmiş lakin Lorin'in stresi bitmemişti. Kendime acıdım inanın. Mazallah bu kızın teog, sbs ya da o günün değişecek olan hangi sınavı ise, öyle bir süreçte neler yaşayabileceğimi düşünmeye korktum. Üniversite sınavından bahsetmiyorum bile!

Az önce, yani bu gece kendisini uyutmaya çabalarken, çanta hazırladığını gördüm. Telaşlı ve koşturmacalı hallerinden önemli bir iş için olduğunu anlamıştım. Ne için hazırladığını sorduğumda okul için olduğunu söyledi. 

Ben:
"Ama okulun açılmasına daha iki hafta var" dedim
"Olsun, şimdiden hazırlamalıyım ve çok STRESLİYİM daha çok işim var" dedi.

Yani anlayacağınız, o çok STRESLİ! Günün başı sonu farketmez, iki hafta sonraymış falan, olsun! Çocuk stresli işte, anlayın canım! 


No comments: